KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/5473 E., 2024/10889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine dair
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz diekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/100 Esas, 2017/72 ayılı kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2017/1143 Esas ve 2019/22 sayılı kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.12.2021 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özet olarak,
1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2. Mahkemenin hukuka aykırı şekilde teşekkül ettiğine,
3. Mahkumiyet hükmünün CMK’nın 230 uncu maddesine uygun gerekçe içermediğine,
4. Sanığın müdafi yardımından yararlandırılmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına,
5. Silahlı terör örgütünün varlığının ve yapısının ortaya konmadığına, sanığın da örgütteki konumunun netleştirilmediğine,
6. Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiği, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine,
7. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine,
8. Silahların eşitliği ilkesine aykırı davranılarak taleplerin gerekçesiz reddedildiğine,
9. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
10. Tek başına ByLock kullanmanın mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağına,
11. Sanığın ByLock kullanmadığına,
12. MİT tarafından düzenlenen ByLock Teknik Raporunun hükme esas alınamayacağına,
13. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,
14. ByLock deliline esas dijital verilerin mahkemece incelenmek üzere celp edilerek emanette saklanması ve sanığın incelemesine açılması gerektiğine,
15.Terör örgütüne ilişkin tüm dosyaların birleştirilerek bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğine,
16. CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca mahkeme huzurunda tartışılmamış olan delillerin hükme esas alındığına,
17. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlara ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2017/1143 Esas, 2019/22 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/5473, K. 2024/10889, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama