KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/6412 E., 2024/12810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/269 E., 2020/124 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2019 gün ve 2018/330 Esas, 2019/3 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin yedinci, sekizinci, dokuzuncu fıkraları, 53 üncü maddesi, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/269 Esas, 2020/124 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.01.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1-Mahkemenin verdiği mahkumiyet kararının, hukuki dayanaklardan ve şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerden yoksun olduğuna,
2-Suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına,
3-Lehe delillerin gözardı edildiğine,
4-Delillerin toplanması sırasında bir kısım usul hataları yapıldığına, bir kısım tutanakların usülüne göre hazırlanmadığına, imzasız olduğuna,
5- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılan sanığın kolluk görevlilerince ikametine gidildiği ancak sanığın ikametinde bulunamadığı, sanığın irtibat numarasının tespiti ile araması üzerine sanığın kendiliğinden geldiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu anlamda örgütsel faaliyetleri ile ilgili örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1 inci cümle maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek,
5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun olarak üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/269 Esas, 2020/124 Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/6412, K. 2024/12810, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama