KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/8458 E., 2024/15981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1532 E., 2020/1119 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/482 E., 2018/353 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezada teşdidin derecesine ilişkin uygulamasının kanuna aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g madde ve fıkraları gereğince usulüne uygun duruşma açıp, hukuka aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddelerine yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesi hükmünü düzelterek, yazılı şekilde silahlı terör örgütü üyeliği suçundan neticeten "4 yıl 7 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Hükümden sonra dosyaya gelen ... , ... , ... ait beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerektiğinde ve mümkün olduğu takdirde ifade/beyan sahiplerinin dosyada beyanları bulunan Ahmet Karabulut ile birlikte tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi lüzumu,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a.Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
b.Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi, ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek,
5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, daha fazla indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ağrı 2 Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, “EKSİK ARAŞTIRMADAN” kaynaklı bozulması yönündeki gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Örgütle iltisaklı kurumlarda öğretmen olarak görev yapan, soruşturma kapsamında elde edilen ve belirleyici delil olan bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, özellikle gönderilen mesajlar, ekleyen ve eklenenler gözetildiğinde, örgütsel iletişim ağına dahil olduğu belirlenen, etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadesinde “bylock ve falcon programını kullandığını kabul eden, kendisi, diğer örgüt üyeleri ve örgüt faaliyetleri kapsamında konumuna uygun kısmi ifade veren, bu cihetle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılan sanığın;
mahkeme tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu anlamda yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
teşditin belirlenmesine ve etkin pişmanlık indirimine yönelik yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenmekle; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek hükmün ONANMASINA karar verilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle; Sanık ...’nın, üzerine atılı bulunan silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği anlaşılmakla, sayın çoğunluğun “eksik araştırmaya” bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/8458, K. 2024/15981, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama