Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/9513 E. , 2024/16262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1210 E., 2021/1671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/192 E., 2019/406 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık 22.11.2016 (kamu ku
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/9513 E. , 2024/16262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1210 E., 2021/1671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/192 E., 2019/406 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık 22.11.2016 (kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden) HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 1. Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, 2. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı bünyesinde ByLock ID ve içerik tespit çalışmalarının halen devam ediyor olması karşısında; ByLock tespit ve değerlendirme raporunun teminine çalışılması, raporun elde edilmesi durumunda ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, B.UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının sorgulanması, saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, C.Beyanı duruşmada okunan fakat usulüne uygun dinlenmeyen Melih Serhoşoğlu'nun mümkün olması durumunda duruşmada hazır edilerek, aksi halde 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince SEGBİS ile hazır edilerek beyanının bizzat mahkeme tarafından alınması, sanık ... müdafiine soru sorma hakkı tanındıktan ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişki giderildikten sonra yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, D. Kabul ve uygulamaya göre; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi bağlamında örgütteki konumu kaldığı süre, faaliyetlerinin yoğunluk ve çeşitliliği, faaliyet alanı göz önünde bulundurularak, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi sebebi kabul edilip, TCK'nın 61/3. maddesine muhalefet edilerek fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.