Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/10211 E. , 2023/9705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/34 E., 2021/1596 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/10211 E. , 2023/9705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/34 E., 2021/1596 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2018/76 Esas, 2020/106 sayılı kararı ile; sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/1596 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ..., sanık ... ve müdafii ile diğer sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.03.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... temyiz istemi özetle; terör örgütüne üyelik suçlaması açısından suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi de gözetildiğinde esas alınan tarihin önem arz ettiğine, suçlamalar açısından belirli bir tarihin belirlenmesi gerektiğine, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına delil olabileceğine, suçun kurucu unsurlarından kast unsurunun gerçekleşmemiş olduğuna, yasal bankacılık faaliyetlerinin suç oluşturmayacağına, mahkemenin kanun aykırı teşekkül ettiğine, mahkumiyet hükmünün gerekçe içermediğine, sadece duyuma ve tahmine dayalı tanık anlatımlarına dayanarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, gerekçesiz istinaf kararı ile hukuka aykırı yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın dernek üyeliği ile terör örgütü üyeliğinin aynı kefeye konulmuş olduğuna, sanığın 27.06.2014 sayılı karar ile dernek üyeliğini sona erdirdiğine, tanık beyanlarının çelişkilerinin giderilmeyerek hakkaniyete aykırı şekilde mahkumiyet hükmü kurulduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, tanıkların kolluk ifadelerinin kelimesi kelimesine aynı olduğuna, beyanların çoğunun 17-25 Aralık sonrasında sanığın toplantılara katılmadığı yönünde olduğuna ve bu hususun dikkate alınmadığına, sanığın terör örgütü üyesi olduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığına, kararın bozularak sanığına beraatine karar verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz istemi özetle; sanığa isnat edilen eylemlerin derneğe üye olma, bankada hesabının bulunması gibi yasal bir hakkın kullanımı niteliğindeki eylemlere ilişkin olup sanığın terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasının mümkün olmadığına, yerel mahkeme kararının hukuka uygun delillerle gerekçelendirilemediğine, mahkemenin kanuna aykırı teşkil ettiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, örgüt üyeliği için özel kastın bulunması gerektiğine, sanığın hiçbir terör örgütü ile ilgisi, bağı ya da ilişkisi bulunmadığına, hükmün bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz istemi özetle; mütalaada adı geçen ...'ın duruşmada dinlenmesi ve soru sorma hakkının kullanılmasına dair taleplerinin reddedildiğine, sadece bir kişinin beyanı delil olarak kabul edilerek sanığın sohbete katıldığının ve örgüt üyesi olduğunun kabul edildiğine, tanığın esas mahkemede sorgulanmadığına ve soruşturma evresindeki teşhis ve beyanlarına dayanıldığına, yerel mahkeme kararının hukuka uygun delillerle gerekçelendirilemediğine, sanığın örgüt üyesi olduğunun gerekçelendirilmediğine ve sanığın örgütsel konumunun ortaya konulmadığına, bylock un hukuka aykırı delil olduğuna ve örgüt bağlantısını göstermeyeceğine, faaliyet izni devam eden bir bankaya para yatırılmasının hiçbir şekilde suç ya da hukuka aykırılık kabul edilemeyeceğine, mahkemenin kanuna aykırı teşkil ettiğine, mahkumiyet hükmünün uygun gerekçeyi içermediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, örgüt üyeliği için özel kastın bulunması gerektiğine, sanığın hiçbir terör örgütü ile ilgisi, bağı ya da ilişkisi bulunmadığına, hükmün bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz istemi özetle; sanığın lehine olan tanık beyanlarına itibar edilmediğine, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmiş olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında TCK madde 30 gereğince hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşiye bağlı olmadığına ve suç işleme kastının bulunmadığına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiileri temyiz istemi özetle; sanığın söz konusu dernek üyeliği gerekçesi örgüt üyesi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, mahkumiyet hükmünde esasa etkili olan tek delilin tanık beyanları olduğuna, suçun unsurlarının bulunmadığına, sanığın örgüt üyeliği ile hiçbir hukuki, fiili, organik ve iltisaki bir bağının tespit edilememiş olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz istemi özetle; tanık beyanlarının usule aykırı olarak alındığına, etkin pişmanlıktan yararlanmak ve cezadan kurtulmak amacıyla sanığa iftira atıldığına, suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın dernek yedek denetim kurulu üyesi olmadığına, tanığın huzurda dinlenilmediğine ve bu yönüyle hükme esas teşkil edilemeyeceğine, sanık lehine tanık beyanlarının hükme esas alınmadığına, sanığın Bank Asyayı tamamen mesleki faaliyeti nedeniyle kullanmış olduğuna, isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilerek hükmün bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz istemi özetle; salt itirafçı tanık beyanlarının suça esas kabul edildiğine, mahkeme kararının yasaya aykırı olup algıya dayalı çelişkili bir karar olduğuna, tanık beyanlarının savunmanın aksini kanıtlamadığına, tanıkların talimat ile alınan beyanlar olduğuna, varsayımlar üzerine karar ihdas edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığa yüklenen suçun kanıtı sayılan eylem ve olguların TCK madde 30 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın örgüt hiyerarşisi içine dahil olduğunu gösterir herhangi bir kanıtın dosyada bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafii temyiz istemi özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, ilke kararlarda belirtilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden örgütsel faaliyet koşullarının hiçbirinin sanık bakımından oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilerek hükmün bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ile diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE I) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. II) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede; A) Sanıklar ..., ... ve ... yönünden; 1-Sanık ...'in 17.08.2023, sanık ...'nin 22.05.2023 ve sanık ...'in 10.06.2023 ve 12.10.2023 tarihli dilekçelerinde; etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediklerini belirtilmeleri, dilekçe içeriklerinde de sanıkların örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmedikleri birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler verilmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanıkların duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanıkların örgüt içerisindeki kaldıkları süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Dosya kapsamına göre; sanıklar ... ve ... yönünden tanık B.AK'ın, sanık ... yönünden ise tanık H.İ.TÜLEK'in beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanıkların duruşmaya getirilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek CMK'nın 210/1 maddesine muhalefet edilmesi, B) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; 1-Dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden tanık B.AK'ın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında, tanığın duruşmaya getirilerek taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek CMK'nın 210/1 maddesine muhalefet edilmesi, 2-Sanıkların aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmadıkları, örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra örgütle aralarına mesafe koyduklarını ifade etmeleri, bu savunmalarının da mahkeme huzurunda ve/veya talimatla dinlenen bir kısım tanık beyanları ile kısmi olarak doğrulanması karşısında; öncelikle sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağlarının devam edip etmediğine yönelik şüpheyi ortadan kaldırmak için tanık B.AK'ın beyanlarına yeniden başvurulması, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak belirtilen belgelerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunup diyeceklerinin sorulması ve gerekmesi halinde sanıkların yeniden dinlenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik gerekçe bölümünde (I) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/1596 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik gerekçe bölümünün (II) numaralı başlığında açıklanan nedenlerle sanık ... ve diğer sanıkların müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/1596 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.