Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/16973 E. , 2025/11026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/211 İddianame değerlendirme SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheliler hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, Hakimler ve Savcılar Kur
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/16973 E. , 2025/11026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/211 İddianame değerlendirme SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheliler hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından kovuşturma izni verilmesi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2022 tarihli ve ... soruşturma, ... Esas sayılı son soruşturma izni verilmesi talepli iddianamesinin, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ... İddianame değerlendirme numaralı kararıyla iadesine karar verilmesi üzerine, söz konusu karar aleyhine, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve ...-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve ... sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Terör örgütü propagandası yapmak suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2019/18 Esas, 2021/1160 sayılı Kovuşturma izni verilmesine dair kararını müteakip, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/11/2022 tarihli ve ... soruşturma, ... Esas, ... sayılı son soruşturma açılması talepli iddianamesi üzerine, şüphelilere isnat edilen kişisel suç niteliğindeki eylemler nedeniyle genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle son soruşturmanın açılmasına dair karar verilmesi talebinin değerlendirilmesine yer olmadığından bahisle iddianamenin iadesine dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve ... Esas, ... sayılı Kararını kapsayan dosya incelendi. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli kararının kesin nitelikte olması karşısında anılan kararı müteakip itiraz üzerine verilen ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/1142 Değişik İş sayılı kararının yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun; 4/1-c maddesinde "aşağıdaki alt bentlerde belirtilen hâkim ve savcılar hariç olmak üzere, hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetlemek; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemlerini yürütmek.", 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun; 89. maddesinde “Hakim ve savcılar hakkında görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde evrak, Adalet Bakanlığınca ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına; Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında görevli hakim ve savcılar hakkındaki evrak ise Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. (1) Cumhuriyet savcısı beş gün içinde iddianamesini düzenleyerek evrakı, son soruşturmanın açılmasına veya son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, hakkında kovuşturma yapılana tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine ilgili, kanunda yazılı süre içinde delil toplanmasını ister veya kabul edilebilir istekte bulunursa bu husus göz önünde tutulur ve gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir.” Şeklinde düzenlemelerin mevcut olduğu, ... Cumhuriyet savcısı iken meslekten çıkarılmasına karar verilen (39601) ... ve ... hakimi iken meslekten çıkarılmasına karar verilen (...) ...'e isnat edilen fiiller yönünden yapılan inceleme ve soruşturma neticesinde; Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2019/18 Esas, 2021/1160 sayılı Kararı ile adı geçen şüpheliler hakkında kovuşturma izni verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.11.2022 tarihli iddianamede; Haklarında kovuşturma izni verilen Hakim ve Cumhuriyet savcılarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine kamuoyu ve mağduriyet algısı oluşturmak amacıyla www.adalet.org isimli internet sitesi ile .../... sosyal ağları üzerinden incelemeye konu edilen paylaşımlarda bulundukları tespit edildiğinden, haklarında inceleme ve soruşturma yapılan şüpheliler yönünden yapılan değerlendirmede ; şüpheli ...'nun 11.10.2014 tarihinde www. ... .com isimli sosyal paylaşım sitesinde paylaşım tarihinin 11.10.2014 olduğu, 12.10.2014 tarihinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin belirlenmesi amacıyla seçim yapıldığı, bu sebeple yapılan paylaşımın 12.10.2014 tarihinde yapılan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin seçimine yönelik değerlendirildiği, bu kapsamda ...’ün yapmış olduğu paylaşımın içeriğinin ...’ün paylaşımlarının geneli ile birlikte değerlendirildiğinde Yargıda Birlik Platformunun aday göstermiş olduğu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin adaylarına ilişkin olduğu, yine ...’in “ buna uygulamalı etik dersi diyoruz. Adam dersi verirken konu örneği de kendisi…” diyerek FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakı bulunan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna aday olan kişileri dolaylı yoldan propagandasını yapacak mahiyette paylaşımlara “evet ders bol pratikli olmalı…" şeklinde paylaşım yaparak diğer FETÖ/PDY terör örgütü propagandası yapan paylaşımları destekleyip propagandasını yaptığı kanaatine varılmıştır. Şüphelilerden ...’in ise olay tarihinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerinde aday olan Yargıda Birlik Platformunun eleştirecek mahiyette yazılar paylaştığı, olay tarihi itibariyle FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin ısrarlı bir şekilde HSYK seçimlerini kazanmak amacıyla seçim çalışması yapan platformu destekleyen Hakim ve Cumhuriyet savcılarını ya da paylaşım tarihinde görevde bulunan Hakimler Savcılar Yönetim Kurulunu bilinçli ve sistematik bir şekilde eleştirerek seçimde oy kullanacak Hakim ve Cumhuriyet savcılarına FETÖ/PDY terör örgütüne mensup olan HSYK aday adaylarını söylemleri ile paralellik içerecek şekilde propaganda içerikli paylaşım yaptığı, (1,2,3,4,5,8 numaralı paylaşımlar) yine FETÖ/PDY terör örgütü tarafından meşru Anayasal iktidarına yönelik hukuk dışı başlatılan ve daha sonrasında kumpas olarak kamuoyunca bilinen sözde “.../...” soruşturmalarını meşru bir soruşturma gibi gösteren FETÖ/PDY terör örgütünün propaganda malzemesi olarak kullanmış olduğu söylem ve argümanları paylaşan ... isimli kişinin paylaşımını yine terör örgütünün amaçları doğrultusunda propagandasını yapmak mahiyeti ile ... yaparak kendi sosyal medya sitesi olan ... hesabında paylaştığı (... nolu paylaşım), bu kapsamda şüphelilerin paylaşımlarında yasal olarak kurulmuş olan Yargıda Birlik Platformunu yasa dışı bir oluşum gibi lanse edip algı yaratmaya çalışarak yine mesleğin onur ve vakarıyla açıklanamayacak biçimde Hakimler ve Savcılar Kurulu üyelerini dönemin FETÖ/PDY üyeleri ile benzer mahiyette paylaşımlarda bulunarak FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunan adayların lehine propaganda yaptıkları, beğenide bulundukları ve ... yaptıkları, Şeklinde ifadelere yer verildiği, dosyada mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, şüphelilere isnat edilen kişisel suç niteliğindeki eylemler nedeniyle genel hükümlere göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle son soruşturmanın açılmasına dair karar verilmesi talebinin değerlendirilmesine yer olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde iddianamenin iadesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. HUKUKİ SÜREÇ 1.Şüphelilerden ...'in 20.02.1969 doğumlu olup en son ... hakimi olarak görev yaparken KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, diğer şüpheli ...'nun ise 15.09.1974 doğumlu olup en son ... Cumhuriyet savcısı olarak görev yaparken kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılmıştır. 2. Şüphelilerin www. ...sitesi ve .../... sosyal medya hesapları üzerinden yapmış oldukları paylaşımların terör örgütü propagandası içerdiği gerekçesiyle HSK'nın 07.12.2021 tarih ve 2019/18 Esas - 2021/1160 sayılı Kararı ile kovuşturma izni verilmesi üzerine 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosya ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. 3. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.11.2022 tarihli ve ... soruşturma, ... Esas sayılı son soruşturma talepli iddianame tanzim edilerek şüpheliler hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yargılanmaları istemiyle son soruşturma izni verilmesi ve şüphelilerin birinci sınıf hakim savcı olmaları nedeniyle dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesi talep edilmiştir. 4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli 2022/211 İddianame değerlendirme numaralı kararında özetle; iddianamede olayın anlatılış şekli ve nitelendirilmesi ile fiilin işleniş şekline göre şüphelilere isnat edilen terör örgütü propagandası yapmak eylemlerinin görev suçu veya görev sırasında işlenen suç olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığı, terör örgütü propagandası yapmak suçunun 2802 sayılı Kanun'un 89/2 maddesi uyarınca son soruşturma kararına tabi olmadığı, aynı Kanun'un 93. maddesi uyarınca kişisel suçlara özgü genel soruşturma usulüne tabi olduğu ve son soruşturma izni kararı verilmesine gerek bulunmaması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 5. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2022 tarihli ve ... Soruşturma sayılı yazısı ile HSK tarafından şüpheliler hakkında 2802 sayılı Kanun'un 89/2 maddesindeki usulün işletilmiş olduğu, bu nedenle son soruşturmanın açılması kararı verilmesi gerektiği belirtilerek iddianame tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiştir. 6. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli ve ... İddianame değerlendirme numaralı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 7. Merci ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin - kanun yararına bozma kapsamı dışında olan - 20.12.2022 tarihli ve 2022/11424 Değişik İş sayılı Kararıyla, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 8. ... Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 24.07.2023 tarihli ve ...-KYB sayılı yazısı ile ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ... İddianame değerlendirme numaralı kararının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C. İLGİLİ HUKUK Konu ile ilgili olarak 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 82 ila 94. maddeleri arasında hakim ve savcıların işledikleri suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma usulleri; 5271 sayılı CMK'nın 170 inci maddesinde kamu davası açma görevi, 174 üncü maddesinde ise iddianamenin iadesi müessesesi ve koşulları düzenlenmiştir. D.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Uyuşmalığın kapsamı, şüphelilere isnat edilen terör örgütü propagandası yapmak eylemlerinin iddianame anlatımı nazara alındığında görev suçu veya görev sırasında işlenen suç olarak kabul edilmesine imkan bulunup bulunmadığı ile son soruşturma izni verilmesi talepli iddianamenin 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesine göre iadesine karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. 5271 sayılı CMK'nın 2. maddesinde tanımlanan "soruşturma" ve "kovuşturma"nın yürütülmesine ilişkin usul ve esasları içeren genel hükümler aynı Kanun'da düzenlenmiş, suçun niteliği ile failin sıfatından kaynaklanan özel soruşturma usulleri ile kovuşturma makamlarının belirlenmesine ilişkin hükümler ise Anayasa ve ilgili kanunlarda ayrıca hüküm altına alınmıştır. Buna göre ana kural, soruşturma işlemlerinin yürütülmesi ve kovuşturma makamlarının belirlenmesi açısından genel hükümlerin uygulanması olup bu husustaki özel hükümler ise; failin sıfatı ve/veya suçun niteliğine bağlı olarak, belirli ilkeler doğrultusunda ve mevzuatta açıkça belirtilen istisnai hallerde uygulanmaktadır. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan yargı bağımsızlığı ilkesinin bir uzantısı olarak, Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 3. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde tanımlanan "adli ve idari yargı hâkim ve savcılığı" mesleğine mensup kişilerin işledikleri bazı suç tiplerine göre de özel soruşturma usullerinin uygulanacağı ve kovuşturma makamlarının bu doğrultuda belirleneceği öngörülmüştür. Failin sıfatı ve yürütülen kamu görevinin niteliği esas alınarak belirlenen özel soruşturma usullerine ve kovuşturma makamlarının belirlenmesine ilişkin düzenlemeler de Anayasa'nın ilgili hükümleri ile aynı Kanun'un "soruşturma ve kovuşturma" başlıklı yedinci kısmında yer alan 82 ila 98. maddeleri arasında hüküm altına alınmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nda, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının işledikleri suçlara ilişkin; 82 ila 92. maddeleri arasında "görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlar", 93. maddesinde "kişisel suçlar" ve 94. maddesinde "ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâlleri" olmak üzere üç farklı hâl öngörülmüştür. Suçun "görevden doğan veya görev sırasında işlenmesi" haline ilişkin genel düzenlemeler incelendiğinde; Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "soruşturma" başlıklı 82. maddesinde, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar yönünden haklarında inceleme ve soruşturma yapılmasının Adalet Bakanlığının iznine bağlı olduğu, Adalet Bakanının inceleme ve soruşturmayı, adalet müfettişleri veya hakkında soruşturma yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya Cumhuriyet savcısı eliyle yaptırabileceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "kovuşturma kararı ve ilk soruşturma" başlıklı 89. maddesinde Hâkim ve savcılar hakkında görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle kovuşturma yapılmasının gerekli görüldüğü hallerde ne şekilde uygulama yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Suçun "kişisel suç" niteliğinde olması hâlinde, soruşturma yetkisinin aynı Kanun'un 93. maddesi uyarınca; ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine ait olduğu, Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarındaki hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yetkisinin ... Cumhuriyet Başsavcısı ve Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapmış olduğu yargılama neticesinde verilen 24.04.2017 tarihli 2015/3 Esas - 2017/3 sayılı Kararının temyiz incelemesi sırasında Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından verilen 26.09.2017 tarihli 2017/16.MD-956 Esas - 2017/370 sayılı Kararında; 2802 sayılı Kanun'da iddianamenin iadesine ilişkin bir hüküm bulunmasa da, uygulanması gereken 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesi gereğince, mahkemece gerekli şartları taşımadığı değerlendirilen iddianamenin iade edilebileceği yönünde karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.04.2019 tarihli 2019/YYB-116 Esas - 2019/275 sayılı Kararında özetle; Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan sanıkların değişik tarihlerde yapmış oldukları basın açıklamalarında geçen bir kısım ifadelerin 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, işleniş şekli itibariyle sanıkların eylemlerinin kişisel suç niteliğinde olduğu ve yargılama yapma yetkisinin 5271 sayılı CMK'nın 93. maddesi çerçevesinde yerel mahkemelere ait olduğu yönünde karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.11.2022 tarihli 2022/5.MD-368 Esas - 2022/695 sayılı Kararında özetle; hakim olarak görev yapan sanığın işlemiş olduğu hakaret suçunun görev suçu kapsamında olmayan kişisel suç niteliğinde olduğu ve bu suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin 2802 sayılı Kanunu'nun 93. maddesinde düzenlendiği, buna göre kovuşturma yapacak yerin Yargıtay Özel Dairesi olmadığı yönünde karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Denizli hakimi ve Denizli Cumhuriyet savcısı olarak görev yaparken meslekten ihraç edilen şüphelilerin, henüz görevde iken www.adalet.org sitesi ve şahsi sosyal medya hesapları üzerinden yapmış oldukları paylaşımlar nedeniyle işledikleri iddia edilen terör örgütü propagandası yapmak suçunun görev suçu kapsamında olmayan kişisel suç niteliğinde olduğu; yukarıda gösterilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.04.2019 tarihli 2019/YYB-116 Esas - 2019/275 Karar sayılı ve 03.11.2022 tarihli 2022/5.MD-368 Esas - 2022/695 Karar sayılı emsal nitelikteki kararlarında da belirtildiği üzere, kanun yararına bozma dosyasına konu suçla benzer nitelikteki ve benzer şekilde işlenmiş olan suçların kişisel suç oldukları ve bu suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin 2802 sayılı Kanunu'nun 93. maddesine göre genel yetkili mahkemelere ait olduğu ve HSK tarafından kovuşturma izni verilmesi şartına tabi olmadığı; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli 2017/16.MD-956 Esas - 2017/370 Karar sayılı emsal nitelikteki kararında, son soruşturma açılması talepli iddianamenin gerekli şartları taşımadığının değerlendirilmesi halinde 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesi kıyasen uygulanmak suretiyle iddianamenin iade edilebileceği yönünde karar verilmiş olması nazara alındığında; şüphelilerin kişisel suç niteliğindeki eylemleri hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma görev ve yetkisinin genel yetkili mahkemelere ait olduğu ve görev yönünden iddianamenin iadesine dair verilen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli 2022/211 iddianame değerlendirme numaralı kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. II. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, soruşturma dosyasının, merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.