İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/18226 Karar: 2024/2731 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/18226 K.2024/2731

3. Ceza Dairesi 2023/18226 E. , 2024/2731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1109 E., 2022/484 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/18226 E. , 2024/2731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1109 E., 2022/484 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/18226 E. , 2024/2731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1109 E., 2022/484 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli, 2021/175 Esas ve 2021/268 sayılı Kararı ile sanık hakkında CMK'nın 223/3-d maddesi gereği ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 31.03.2022 tarihli, 2021/1109 Esas ve 2022/484 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.07.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri özetle; Sanığın etkin pişmanlık hükümleri de uygulanarak silahlı terör örgütü üyeliğinden cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 2013-2016 yılları arasında Kuleli Askeri Lisesinde eğitim gördüğü, sanığın özellikle askeri okulda eğitim gördüğü dönemde gerek aynı dönemlerde Kuleli Askeri Lisesinde eğitim gören askeri öğrencilerle gerekse de yine aynı dönemlerde İstanbul ilinde bulunan diğer askeri okullarda eğitim gören askeri öğrencilerle çok sayıda Ankesörlü/Sabit hatlardan ardışık bir şekilde arandığı ayrıca çok sayıda peş peşe ve münferit aranmasının da bulunduğunun tespit edildiği, aramaların belirli periyotlarla yapıldığı, aramaların tek taraflı ve bazılarının da çağrıdan ibaret olduğu, aramaların tamamına yakınının hafta sonları yada hafta içi olsa dahi mesai bitiminden sonra yapıldığı, aramaların bir kısmının sanığın o dönem eğitim gördüğü İstanbul iline ait ankesörlü hatlardan yapıldığının anlaşıldığı, sanığın ardışık arandığı asker şahısların çoğunun kendi örgütsel bağlarına ilişkin ve söz konusu aramaları örgüt mensuplarının yaptığına ilişkin beyanlarının bulunduğu, örgüt mensuplarınca sanığa askeri lise sınav sorularının verildiği ve kod adı kullandığı anlaşılmakla, dosya kapsamında ifade ve teşhis evrakı bulunan Kerem Yiğitarslan'ın ifadesinde sanık hakkındaki söylemlerinin sanığın örgütle bağlantısını da ortaya koyduğu, bu şekilde sanığın eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik gösterdiğinin muhakkak olduğu ve anılan suretle sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyesi olduğu hususunda kuşku bulunmadığı ve ancak sanığın örgütle olan irtibatına çocuk yaşta başlaması ve irtibatını çocuk yaşta kesmesi hususları ile sanığın o dönemki bilgi düzeyi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları da göz önünde bulundurulduğunda sanığın bu irtibatı süresince icra ettiği fiillerin oluşturduğu silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kanuni tanımındaki maddi unsurları noktasında hataya düştüğü, kasten hareket etmediği ve işlediği fiillerin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğünün kabulü gerekmekle; sanık hakkında TCK'nın 30/1-4 üncü maddesi yollamasıyla CMK'nın 223/3-d-son maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına cezalandırılması yoluna gidilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince ... ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 31.03.2022 tarihli, 2021/1109 Esas ve 2022/484 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla