İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/20068 Karar: 2026/9166 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/20068 K.2026/9166

3. Ceza Dairesi 2023/20068 E. , 2026/9166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/475 E., 2022/553 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/64 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63.

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/20068 E. , 2026/9166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/475 E., 2022/553 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/64 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63.

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/20068 E. , 2026/9166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/475 E., 2022/553 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/64 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Denetim muhakemesinin bir türü olan istinaf kanun yolunun Türk Ceza Adalet Sisteminde kabul edilmesinin temel amacı, temyiz incelemesi sırasında gerçekleştirilemeyen “maddi meselenin” denetlenebilmesi düşüncesidir. İlk derece mahkemesi hükümdeki hukuka aykırılığı tespit eden ve deliller ile doğrudan temas edebilen istinaf mahkemesi yeni bir öğrenme muhakemesi (olay yargılaması) yapabilme imkanına sahip olduğu için, gerektiğinde düzeltme (ıslah) yoluyla veya hükmü kaldırarak davanın esası hakkında yeniden karar vermek suretiyle kanun yolu denetimi esnasında uyuşmazlığın esasını da çözme yetkisi sayesinde maddi gerçeğe en hızlı şekilde ulaşma olanağı sunmaktadır. Ülkemizin kabul ettiği sistemde ilk derece mahkemesince yapılan yargılama tamamen değil, gerekli görülen durumda maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla olay yargılaması yapılabilmesi prensibine dayanmaktadır. Dar anlamda istinaf olarak da nitelendirilen bu denetim muhakemesi türünün düzenlendiği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerinden biri olan 280. maddesinin başlığında “bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma” ifadesine yer verilmesi ilgili düzenlemede bu terimin tercih edilmesi, istinaf incelemesinde olay yargılaması yapılması görev ve yetkisinin bulunduğuna işaret etme amacı taşımaktadır. Türk Ceza Adalet Sisteminde, kural olarak bölge adliye mahkemeleri sınırlı hallerde duruşma açmadan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (ıslah) veya bozma kararı verilebileceği, diğer hallerde ise maddi meselenin çözümü noktasında “davayı yeniden görecek” mahkemeler olduğu açıkça ortaya konmuştur. Aksi düşünüldüğünde, kanuni dayanağı bulunmayan bozma kararı verilmesi üzerine hem bölge adliye mahkemesi kararının hem de bu karara karşı direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince verilecek kararın Anayasa’nın 36 ve CMK’nın 3, 278-284. maddeleriyle belirlenen görev kurallarına aykırılık sebebiyle görevsiz mahkemece verilmiş kararlar niteliğinde olup, hukuka açık ve ağır aykırılık sonucuna yol açacaktır. Bölge adliye mahkemelerinin bozma kararı verilebileceği hallere CMK’nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde yer verilmiştir. Bu hallerden ilki Kanun’un 289/1. maddesinde sayılan “hukuka kesin aykırılık halleridir” İkinci ise “soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması” durumudur. Görüldüğü üzere, istinaf incelemesinde bozma kararı verilebilecek durumlar hiç bir surette maddi meselenin çözümüne/davanın esasına ilişkin olmayıp, muhakeme hukuku kurallarına aykırı davranılarak hüküm kurulmasına ilişkindir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 gün ve 2024/6-490-2025/197 sayılı kararında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine inceleme yapan Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin CMK’nın 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın eksik araştırmayla hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, fakat ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği CMK’nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi ve bu haller dışında hükmün bozulmasına karar verebileceği durumlar söz konusu olmamasına rağmen; bozma yetkisi geniş şekilde kullanılarak dosya üzerinden yapılan incelemeyle, ilk derece mahkemesinin direnme yetkisi ile tarafların kanun yoluna başvurma haklarını ellerinden alacak biçimde bölge adliye mahkemesinin verdiği bozma kararı ve bozma sonrası ilk derece mahkemesince verilen hükmün görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması nedeniyle CMK’nın sistematiğine aykırı, tarafların mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanma ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakılmalarına neden olacağından hukuka açık ve ağır aykırılık oluşturması karşısında, bölge adliye mahkemesince CMK'nın 280. maddesi birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılıp, taraflar da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı başkaca yönleri incelenmeyen hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesi duruşma açmaksızın eksik araştırma gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Temyizde, bölge adliye mahkemesinin dosya üzerinden verdiği bu bozma kararının yasal sınırları aştığı saptanmıştır.

Hukuki İlke: İstinaf incelemesinde bozma kararı yalnızca CMK'nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerindeki sınırlı hallerde (CMK 289/1 hukuka kesin aykırılık halleri ile şart/usul eksiklikleri) mümkündür; davanın esasına/maddi meselenin çözümüne ilişkin eksik araştırma gerekçesiyle bozma yapılamaz. Böyle durumlarda mahkeme CMK 280/1-(g) uyarınca duruşma açıp delilleri değerlendirmelidir. Yasal dayanağı olmayan bozma, görevsiz mahkemece karar verilmesi sonucunu doğuracağından hukuka açık ve ağır aykırılıktır. Duruşmalı inceleme talebi CMK 299/1 uyarınca reddedilmiştir.

Uygulama Sonucu: Hükmün, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak CMK 302/2 uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Bu usuli aykırılık esasa girmeden dosyayı bozdurabildiğinden, savunma bölge adliye mahkemesinin karar türünü dikkatle incelemelidir. Dosya üzerinden eksik araştırma gerekçeli bir istinaf bozması varsa, sözlü yargılanma ve usul güvencelerinden yoksun bırakılma iddiasıyla temyiz gündeme getirilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla