Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/20076 E. , 2026/9164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/794 E., 2022/386 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/223 E., 2021/91 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62, 58, 53... . mad
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/20076 E. , 2026/9164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/794 E., 2022/386 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/223 E., 2021/91 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62, 58, 53... . maddeleri gereğince mahkûmiyetine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görülmekle işin esasına geçildi, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı bulunmayan, ... hesabını rutin olarak kullanan sanığın, dosya kapsamında yer alan tanık beyanları ve savunmasına göre de öğrencilik zamanı 2006-2010 yılları arasında örgüte ait evde maddi imkansızlık ve barınmak amacıyla kaldığını beyan etmesi, örgüte müzahir kurumda kısa bir süre çalışması, Aktif-Sen adlı sendikaya üye olması, bilgisayarında örgüte ait sızıntı dergisinin kopyalandığı CD'lerin bulunmuş olması dışında örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilmiştir. Dosya kapsamında sanığın ByLock kullanmadığı, kod adının bulunmadığı, banka hesabını rutin kullandığı; öğrencilik döneminde örgüte ait evde barınma amacıyla kaldığı, örgüte müzahir kurumda kısa süre çalıştığı, bir sendikaya üye olduğu ve bilgisayarında örgüt yayınlarını içeren CD'ler bulunduğu tespit edilmiştir.
Hukuki İlke: Örgüt üyeliği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup iradesini örgüt iradesine terk etmeyi ve organik bağ kurmayı gerektirir; kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetler aranır. Örgüte sempati duymak, ideolojisini benimsemek, yayınlarını okumak/bulundurmak veya müzahir yapılarla sınırlı temas, üyelik için yeterli değildir. Somut olayda sanığın eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı, organik bağ kurduğunu gösteren kesin ve yeterli delil bulunmadığı; bu nedenle mahkumiyet yerine beraati gerektiği kabul edilmiştir.
Uygulama Sonucu: Hükmün, tebliğnameye uygun olarak CMK 302/2 uyarınca (beraat gerektiği gerekçesiyle) BOZULMASINA karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu karar, sempati düzeyindeki eylemlerin üyelikten ayrılması yönünde güçlü bir dayanaktır. Savunma; ByLock/kod adı yokluğu, yalnızca müzahir kurumda kısa çalışma, barınma amaçlı kalma ve yayın bulundurma gibi olguların süreklilik-çeşitlilik-yoğunluk ölçütünü karşılamadığını sistematik biçimde işlemeli ve beraat talebini bu içtihadi ölçütlere dayandırmalıdır.