Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/21925 E. , 2026/9234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1114 E., 2022/595 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2021/225 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/21925 E. , 2026/9234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1114 E., 2022/595 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2021/225 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; 1. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden bölge adliye mahkemesi karar başlığında suç tarihinin "04.10.2017 " yerine "16.04.2018 " olarak yazılması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık FETÖ/PDY üyeliğinden mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu düzeltilerek esastan reddedilmiştir. Daire, sübut yönünden hükmü hukuka uygun bulmuş; ancak cezanın belirlenmesinde teşdit derecesinde hataya düşülmesi ve suç tarihinin yanlış yazılması yönünden hükmü hatalı bulmuştur.
Hukuki İlke: Anayasa'nın 138. maddesi, TCK'nın 61/1 ve 3. maddeleri uyarınca ceza; orantılılık ilkesi çerçevesinde suçun işleniş biçimi, araçları, zaman-yeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusurun ağırlığı, amaç ve saik gözetilerek fiilin ağırlığıyla orantılı ve hakkaniyete uygun belirlenmelidir; teşdit derecesinde hataya düşülüp yetersiz gerekçeyle fazla ceza tayini kanuna aykırıdır. Silahlı terör örgütü üyeliği temadi eden suç olup yakalanmayla temadi kesileceğinden suç tarihinin buna göre yazılması gerekir. Bu hukuka aykırılıklar CMK 302/2 uyarınca bozmayı gerektirir.
Uygulama Sonucu: Bozma (CMK 302/2). Sübut yönünden diğer temyiz nedenleri reddedilmiş; ceza tayini ve suç tarihi yönünden oy birliğiyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Sübutun sabit görüldüğü dosyalarda dahi savunma, TCK 61 ve orantılılık çerçevesinde teşdidin ölçüsü ve gerekçesini hedef almalıdır; ayrıca temadi eden üyelik suçunda suç tarihinin yakalanma tarihi olarak belirlenmesi lehe sonuç (zamanaşımı, lehe kanun, teşdit) doğurabileceğinden mutlaka denetlenmelidir.