İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/22590 Karar: 2025/2953 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/22590 K.2025/2953

3. Ceza Dairesi 2023/22590 E. , 2025/2953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/297 E., 2022/1010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/140 E., 2021/184 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 17.11.2016 (sanık .

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/22590 E. , 2025/2953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/297 E., 2022/1010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/140 E., 2021/184 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 17.11.2016 (sanık .

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/22590 E. , 2025/2953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/297 E., 2022/1010 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/140 E., 2021/184 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 17.11.2016 (sanık ... yönünden), 02.12.2016 (sanık ... yönünden), 31.10.2016 (sanık ... yönünden), 08.11.2016 (sanık ... yönünden), 19.11.2016 (sanık ... yönünden), 18.11.2016 (sanık ... yönünden), Beraat hükmü kurulan suçlar yönünden CMK.232/2-c maddesi gereğince suç tarihleri yazılmamıştır. HÜKÜM :1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine dair İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi 2.Sanıklar ... ve ...'ın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine dair İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi 3. Sanık ...'nin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I-Sanıklar ... ve ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelemesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e maddesinde öngörülen cezanın miktar ve türü, yine sanıkların ihraç tarihlerinin TCK'nın 158. maddesinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce olması da gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelemesinde; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ayrı ayrı ONANMASINA, III- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafiileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelemesinde; 1-Sanık ... yönünden; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında dosyaya gelen sanık hakkındaki ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, export inceleme raporunun 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunması; söz konusu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanık ... yönünden; Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanık müdafiinin temyiz aşamasında sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildiren 28.05.2025 tarihli dilekçesinde sanığın örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediğini belirtmesi nazara alındığında, gerekirse sanığın yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu; 3- Sanık ... yönünden; a-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/2, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında bu yönde bir beyanı olmamasına rağmen tanık ...'in "sanıkla 2010 yılında Yozgat'a yüksek lisans yapmaya gittiğinde örgüt evinde kaldığını, kaldığı örgüt evinde sanığın da olduğunu, bu evde bir yıl kaldıklarını, daha sonra kendisinin Yozgat ilinden ayrıldığını, daha sonra sanıkla görüşmediklerini, sanığın örgütsel bir eylemine şahit olmadığını belirttiği" şeklindeki kabule yer verilmesi suretiyle dosya içeriği ile uyuşmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması, b-Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Tanık Sibel Tiftikçi'nin, Cumhuriyet Başsavcılığında müdafii huzurunda alınan ifadesinde sanık ile ilgili olarak "kendisi ile beraber nezarethanede kaldık, 2008 yılında Ankara iline gitti, Yozgat Bozok Üniversitesi mezunudur, Ankara'ya gittiği yıl bölgeciydi, sorumluluğunda bir mütevelli heyeti vardı, ev hanımlarına sohbet veriyordu" şeklinde beyanda bulunması, yine kovuşturma aşamasında talimat ile tanık sıfatıyla alınan beyanında, savcılık ifadesini doğrulaması karşısında; öncelikle tanık Sibel Tiftikçi'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip ayrıntılı beyanının alınması, yine sanığın örgütün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra da faaliyetlerine devam edip etmediğinin tespiti açısından UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilmesi, lüzumu halinde bu şahıslarında usulüne uygun olarak tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm bilgi ve belgelerin duruşmada sanık ... müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla