İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/3132 Karar: 2023/1587 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/3132 K.2023/1587

3. Ceza Dairesi 2023/3132 E. , 2023/1587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edi

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/3132 E. , 2023/1587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edi

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/3132 E. , 2023/1587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2017/112 Esas, 2017/110 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/147 Esas, 2017/489 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun yapılan duruşmalı incelemesi sonucunda, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 03.12.2018 tarihli ve 2018/1923 Esas, 2018/4741 sayılı kararı ile sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 4. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli ve 2019/2648 Esas, 2019/2010 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2019 tarihli ve KD - 2018/9424 sayılı itiraz başvurusu üzerine dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2022 tarihli ve 2019/16-452 Esas, 2022/793 Karar, 2018/9424 İtirazname sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 03.12.2018 tarihli ve 1923 Esas, 4741 sayılı kararının kaldırılmasına ve dosyanın, sanık müdafiince yapılan temyiz başvurusunun incelenmesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.04.2018 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2019 tarihli ve KD - 2018/9424 sayılı itiraz yazısı ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (g), (h), (i) bentleri gereğince bozulması gerektiğine, 2. Sanığa isnat olunan tüm eylemlerin Anayasal hak kapsamında kaldığına, 3. ByLock'un bir delil olmadığına, 4. Mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, 5. Mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun gerekçe içermediğine, 6. Savunma hakkının kısıtlandığına, 7. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delile dayandığına, 8. ByLock'un yasak delil niteliğinde olduğuna, 9. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 10. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine, 11. Terör örgütü kararı verilebilmesi için açılmış tüm davaların birlikte görülmesi gerektiğine, 12. Lehe olan delillerin değerlendirilmediğine, 13. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, sıradan bir vatandaşın temin edip kullanma imkanı olmayan ve sadece FETÖ/PDY örgütü mensuplarınca haberleşme amacıyla kullanıldığı bilinen ByLock isimli programı GSM hattı üzerinden kullanmak ve 667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olması nedeniyle kapatılan .Eğitim Sen Sendikasına üye olmak, FETÖ'ye müzahir ve KHK ile kapatılan Özel ... okulunda on yıl süre ile çalışmak, sohbetlere katılmak ve Bank Asyaya gelirinin çok üzerinde para yatırarak desteklemek suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve böylelikle üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmış ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, 667 Sayılı KHK ile kapatılan Özel ... Okulunda 2000-2010 tarihleri arasında öğretmen olarak çalıştığı dönemde okulda bulunan öğretmenlerle ayda bir yapılan sohbet toplantılarına katılan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olması nedeniyle kapatılan Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya üye olan, örgüte müzahir Bank ... isimli bankaya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatıran, örgüt içerisindeki haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/147 Esas, 2017/489 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla