İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/4854 Karar: 2025/28966 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/4854 K.2025/28966

3. Ceza Dairesi 2023/4854 E. , 2025/28966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2118 E., 2021/1433 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/290 E., 2019/304 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine yöneli

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/4854 E. , 2025/28966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2118 E., 2021/1433 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/290 E., 2019/304 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine yöneli

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/4854 E. , 2025/28966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2118 E., 2021/1433 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/290 E., 2019/304 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine yönelik ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak, sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ilişkin istinaf hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvuru süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Tanık.....'nin duruşmadaki ifadesinde 2012 de Erzurum ilinde görev yaptığı sırada FETÖ örgütünün sohbet toplantılarında sanık ... ile birlikte ...,............................... ve .... isimli şahıslarında bulunduğu ve sohbet grubunun mahrem imamlığını ise .....'nin yaptığını söylemesi karşısında, Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alınarak, Sanık ile aynı sohbet grubunda yer alan...,.................................. ve...... ile sohbet grubunun mahrem imamı ..... hakkında herhangi bir soruşturma veyahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bulunması halinde tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınarak adı geçen kişilerin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenilmesi ve sanığın örgütsel konum ve faaliyetleriyle bağlantısına ilişkin görgü ve bilgilerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı sorgulanıp, bulunması halinde onaylı suretlerinin dosyaya getirtilerek, tüm evrakların 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve belirtilen tüm şahısların tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla