İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/6263 Karar: 2024/13508 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/6263 K.2024/13508

3. Ceza Dairesi 2023/6263 E. , 2024/13508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1739 E., 2022/1785 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2022/408 K. HÜKÜM :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; Sanıklar ..., ..., ... haklarında CMK’nın 22

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/6263 E. , 2024/13508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1739 E., 2022/1785 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2022/408 K. HÜKÜM :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; Sanıklar ..., ..., ... haklarında CMK’nın 22

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/6263 E. , 2024/13508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1739 E., 2022/1785 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2022/408 K. HÜKÜM :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; Sanıklar ..., ..., ... haklarında CMK’nın 223/2-b bendi uyarınca, Sanıklar ..., ..., ... haklarında CMK’nın 223/2-e bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar ..., ... ve ... haklarında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine ilişkin yapılan istinaf Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I-Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, II-Katılan ... ve TBMM vekilinin temyizlerinin suç vasfına yönelik olduğunun tespitiyle, temyizin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasa'yı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla, sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde, yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasası'nın 137/2 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 24/3 üncü maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). III-Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay ve bu çerçevede yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Balıkesir 19. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında 15 Temmuz günü ...'ın nöbetçi tugay amiri olduğu, sıkıyönetim direktiflerini içeren harekat yıldırım öncelikli mesajın gelmesinden sonra ...'ın tugay komutanı olan ...'yü arayıp bilgi verdiği, sonrasında sanık ...'ın kendisini aradığı ve gizlilik emri içeren mesajın geldiğini ona da aktardığı, telefonu kapatır kapatmaz da kurmay başkanı olan sanık ...'ı arayıp harekat yıldırım öncelikli mesajın geldiğini söylediği, tugaya ...'nün gelmesinden sonra ..., sanık ... ve sanık ...'ın tugay komutanının odasında sıkıyönetim direktiflerini inceledikleri, bir süre sonra odadan çıkan sanık ...'ın ...'a tüm personelin çağrılmasını, komutanlık binasının emniyeti için acil müdahale mangasının mühimmatlı gelmesini, hazır kıtanın görevi başına geçmesini, birliklerin kendi bölgelerinde toplu düzende bulunmasını, birlik komutanlarının da toplantıya gelmesini emrettiği, sistem üzerinden tüm personele mesaiye gelinmesi şeklinde mesaj gönderilmesinin ardından tüm personelin kışlaya gelmeye başladığı, bu saatlerde tugay komutanı ...'nün bağlı birliklerden Burhaniye Topçu Tabur Komutanlığını aradığı, tabur komutan vekili sanık ... ile görüşmek istediği, ancak ulaşamayınca tabur ikmal subayı sanık ...'yi aradığı, birlik komutanlarına haber verilmesini, tüm personelin kışlaya çağırılmasını, Kolluk Kuvvetlerini Toplumsal Olaylarda Destekleme (KOKTOD) ile ilgili hazırlıklar yapılmasını ve sanık ...'ın da kendisine ulaşmasını emrettiği, sanık ...'nin hemen tüm personelin kışlaya çağırılması emrini whatsapp grubundan yazıp tugaya geçtiği ve sanık ... ...'a durumu aktardığı, bunun üzerine sanık ...'ın tugay komutanını aradığı ve aynı emirleri aldığı , tüm personelin tugaya geldiği sırada sanık ...'ın Jandarma Komutanı ile yaptığı telefon görüşmesinde Burhaniye'de bir büfeye gelen askerlerin "ne satış yapması darbe oldu" şeklinde satışa engel olduklarını duyduğu için tabur içtiması yapıp yoklama aldıktan sonra sonra askerlere istirahat emri verdiği, üsteğmen olan sanık ...'in de Temmuz ayı boyunca acil müdahale mangasının ve hazır kıtanın komutanı olması nedeniyle toplam 10 kişiden oluşan hazır kıtayı emniyet tedbirleri kapsamında mühimmatlı ve teçhizatlı olarak topladığı, bu sırada 19. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında tugay komutanının odasında da birlik komutanlarının toplanmaya başladığı, bağlı birliklerden olan Edremit Askeri Gazinosunda ise 15 Temmuz tarihinde gazino müdürü olarak işe başlangıç yapan sanık ...'in televizyondan gördüklerinden ve yaptığı telefon görüşmelerinden öğrendiklerine göre gazino nöbetçisini ve görevli personeli arayıp emniyet tedbirlerinin artırılmasına yönelik emirler verdiği, sonrasında da tugay komutanını aradığı ancak toplantıda olması nedeniyle sanık ... ile görüştüğü, ...'ın tugay komutanının birlik komutanlarıyla toplantı yaptığını, isterse kendisinin de gelebileceğini söylediği, bunun üzerine sanık ...'in de Edremit Askeri Gazinosu'ndan 00:35 gibi tugaya giriş yaparak tugay komutanının odasında toplantıya katıldığı, Akçay askeri kampında tatil yapmakta olan sanık ...'in ise 00:51'de tugaya gelerek tugay komutanıyla görüşüp bilgi almak istediği, tugay komutanının birlik komutanlarıyla toplantıda olması nedeniyle sanık ...'ın odasına geçtiği ve burada sıkıyönetim direktiflerini incelediği, tugay komutanı ...'nün gelen tabur komutanlarıyla yaptığı toplantıda Ege Ordusu Komutanının emrinde olduklarını söz konusu girişimin emir komuta silsilesi içerisinde yapılmadığını ifade ederek gerekli emniyet tedbirlerinin, birliklerin silahlıklarının anahtarlarının toplanması, araçlarının anahtarlarının toplanması, birlik komutanlıklarında durması yönünde talimatlar verdiği, ilerleyen saatlerde aldığı tedbirler konusunda Ege Ordu Komutanına bilgi verdiği anlaşılmış olup bu tespitler dikkate alındığında; I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin, katılan T.C. ... ve TBMM vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., İbrahim Gürcan ve sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin, katılan TC ... ve TBMM vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat hükmü yönünden; 15 Temmuz 2016 tarihinde Burhaniye Albay Kuranel kışlasında 2. batarya komutanı olarak görev yapan sanık ...'in 15 Temmuz günü çağırılmamasına rağmen birliğe gelmesi, hazır kıta personeline kayıt yaptırmadan mühimmat dağıtması, emrindeki personeli gece 24:00 sonrasında istirahate göndermemesi, mühimmatlı ve teçhizatlı olan hazır kıtaya yanaşık düzen (yat, kalk, çök, sağa dön, silahlı hareketler) eğitimi yaptırması, darbe girişiminden bir gün sonra yapılan içtimada emire itaat ile ilgili olduğu konuşmasında "sıkmazsanız ben size sıkarım" şeklindeki hangi niyetle söylendiği dosya kapsamından anlaşılmayan beyanları nedeniyle hakkında kurulan beraat hükmünün bozularak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan cezalandırılması görüşüyle tebliğname düzenlenmişse de sanığın olay tarihinde hazır kıta ve acil müdahale mangasında görevli olması nedeniyle kışlaya gelebilecek her türlü tehlikede ilk harekete geçecek askerlerin komutanı konumunda olması, bahsedilen eylemleri sanığın gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi durumunda dahi darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen bir emre de dayalı olmayan bu eylemlerin dairemizin isnad olunan suç yönünden yerleşmiş içtihatlarında yer alan kriterleri taşımadığı, yine sanığın gerek görev yerinde gerek bağlı olduğu Edremit 19. Mekanize Piyade Tabur Komutanlığında ve gerekse Balıkesir genelinde darbe girişimini destekleyen mahiyette cebir ve şiddet içeren icrai herhangi bir hareketin yapılmadığı da gözetilerek tebliğnamede sanık yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir, ancak; Sanığın dijital materyallerinde Kakao Talk kalıntısına rastlanması, hakkında ankesör/sabit hattan arandığına yönelik tespitlerin bulunması ve temyiz aşamasında dosyaya gelen sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın, mükerrer soruşturma gerekçesiyle verildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle sanığın görev yaptığı şehirlerde sabit/ankesörlü hatlardan ardışık arama kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa buna ilişkin analiz raporlarının istenilmesi ile ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı hususunun araştırılması; UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, dosyaya temyiz aşamasında gelen ve sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyasının dosyaya kazandırılmasından sonra sanığın eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, katılan T.C. ... ve TBMM vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla