İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/6299 Karar: 2025/24215 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/6299 K.2025/24215

3. Ceza Dairesi 2023/6299 E. , 2025/24215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/162 E., 2021/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2020/340 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/6299 E. , 2025/24215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/162 E., 2021/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2020/340 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/6299 E. , 2025/24215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/162 E., 2021/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2020/340 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım S.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt S. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık savunmaları, ankesör/büfe sorgu raporları, araştırma tutanakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla; bir dönem asker olup 2004 yılında isteğiyle emekli olan sanık hakkında .. İl Emniyet Müdürlüğünün 17.10.2020 tarihli cevabi yazısı ekinde sunulan ankesör analiz raporunda sanığın sabit hatlardan örgütsel yöntemlerle arandığına dair bilgi bulunmadığının bildirildiği, 08.03.2010 tarihinde birlikte ardışık surette arandığı iddia edilen kişinin de emekli asker olduğu ve mahkemece dinlendiği, ifadesinde aramaların örgütsel nitelikte olmadığının beyan edildiği, tanığın dosyaya celbedilen soruşturma evraklarının içeriği itibarıyla da sanık hakkında aleyhe beyanlarının bulunmadığı, söz konusu aramaların örgütsel nitelikte olduğunu sabit kılan herhangi bir tespit yahut delilin elde edilmediği, sair delillerin de suçun sübutunu sağlayacak mahiyette olmadığı anlaşılmakla, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile bağlandığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde, savunmalarının aksini ispat eden, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmayan sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Dosya kapsamında yer alan, ilk olarak 01.08.2003 tarihinde açılmış olan ... hesap hareketleri dökümü nazara alınarak, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam eden rutin bankacılık işlemlerinin ve iltisaklı kurumdaki SGK çalışma kaydının sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyet ve delil olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla