Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/7331 E. , 2026/6358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/114 E., 2021/1540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/291 E., 2020/255 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-son, 62, 221
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/7331 E. , 2026/6358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/114 E., 2021/1540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/291 E., 2020/255 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-son, 62, 221/5, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdanî kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanunî bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 E., 2017/5155 K. sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dâhilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf.383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır nır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporuna göre, örgüt mahrem yapılanmasında "Zümre Başkanı" konumunda gösterilen "..." ve "Öğretmeni" konumunda gösterilen "..." adlı/kod adlı şahıslar hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, gerçek kimliklerinin tespit edilip edilmediğinin, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının saptanmasından sonra, suçun sübutu bakımından belirleyici nitelikte delil oldukları nazarıyla, şayet yakalanmış iseler aşamalardaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek tanık sıfatıyla dinlenilmelerinin sağlanması lüzumu; Temyiz aşamasında, Van Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar ve Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 07.10.2025 tarih, 2025/859 Muh. sayılı yazısı ekinde dosya arasına alınan, Emniyet Mahrem Analiz Raporu ve Birliktelik Analiz Raporunun 5271 sayılı CMK m. 217 uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ve tüm bu delillerin değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verildiği kanaatiyle, sayın çoğunluğun mahkûmiyete ilişkin hükmü onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.