İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/1460 Karar: 2024/7924 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/1460 K.2024/7924

3. Ceza Dairesi 2024/1460 E. , 2024/7924 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/1463 E., 2023/773 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/1460 E. , 2024/7924 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/1463 E., 2023/773 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/1460 E. , 2024/7924 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/1463 E., 2023/773 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/69 Esas, 2022/314 sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/1463 Esas, 2023/773 sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; yerel mahkeme kararına karşı vekalet ücreti ile sınırlı istinaf başvurusunda bulunup mahkemenin davanın reddi kararına yönelik istinaf başvurularının bulunmadığına, bölge adliye mahkemesince bu durumunu belirtilmeden esasa yönelik istinaf talebi varmış gibi esastan ret kararı verdiğine, vekalet ücreti ile sınırlı inceleme yapılarak Bölge Adliye Mahkemesinin kararı bozulmasına ve tarafına vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, "...sanık hakkında aynı eylemlerle ile ilgili olarak Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/242 Esas ve 2021/315 karar sayılı dava dosyasında yargılama yapılarak hüküm verildiği, hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm bulunduğundan ve dosyada mevcut delillere göre yeni bir eyleminin de bulunmaması nedeniyle..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin, istinaf talebinin vekalet ücretiyle sınırlı olmasına rağmen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin kararında bu hususa vurgu yapılmamış olması sonuca etkili görülmeyerek, temyiz talebinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 324 ila 330 uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup, yargılama giderlerinin kapsamı 325 inci maddedeki düzenleme ile kural olarak, hakkında "cezaya veya güvenlik tedbirine" hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir. Anılan Kanu'nun “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327 nci maddesindeki düzenleme ise açıkca anlaşılacağı üzere, yalnızca "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı" kararları verilmesi halinde yargılama giderlerinin kimden ve ne şekilde tahsil edileceği konusuna ilişkin istisnai bir hükümdür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin kuralın yanında düzenlenen istisnai hükümlerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. 5271 sayılı Kanun'un 327 nci maddesi, başlığında hükmü, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar yönünden istisnai olarak saymış ve sınırlamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "Ret" kararı verilmesi halinde 327 nci maddesinin kıyas yolu ile uygulama olanağı da bulunmadığından, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi olanaklı olmadığından; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/1463 Esas, 2023/773 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla