Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/16690 E. , 2025/14298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/361 E., 2021/295 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR: CMK'nın 223/8 maddesi gereğince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi ü
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/16690 E. , 2025/14298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/361 E., 2021/295 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR: CMK'nın 223/8 maddesi gereğince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında terör örgütü propagandası suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/314 esas - 2015/275 sayılı kararıyla 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın denetim süresi içerisinde benzer suçtan mahkumiyetine karar verildiğinin ihbarı üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama neticesinde kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle düşme kararı verilmiş, verilen karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Verilen bu karar aleyhine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 05.06.2023 tarihli ve 94660652-105-06-9235-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve 2024/66629 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; Terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinde belirtilen ceza miktarı yönünden anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan düzenleme gereğince kovuşturmanın ertelenmesine dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/314 esas, 2015/275 sayılı kararın istinaf edilmeksizin 20.10.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın erteleme süresi içerisinde İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/115 esas sayılı dosyasından mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, kamu davasının düşürülmesine dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/361 esas, 2021/295 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında üzerine yüklenen suçtan Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/314 esas, 2015/275 sayılı kararı ile 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinde belirtilen ceza miktarı yönünden anılan maddenin 1. fıkrasının b bendinde yer alan düzenleme gereğince kovuşturmanın ertelenmesine dair karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeksizin 20.10.2015 tarihinde kesinleştiği, Sanığın erteleme süresi içerisinde işlemiş olduğu, inceleme dışı İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/115 esas, 2018/53 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/1092 esas, 2018/1344 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesini takiben, inceleme konusu dosyaya ihbar yapılmasını müteakip, ihbara konu karar hakkında temyiz kanun yolunun açılmasını takiben inceleme konusu dosyada, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli kararı ile düşme kararı verilmiş ise de, 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 2. fıkrasına göre "kovuşturmanın erteleme kararı verilen sanıklarla ilgili erteleme kararının verildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde 1. fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir, bu süre zarfında 1. fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi halinde bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olduğu takdirde ertelenen kovuşturmaya devam olunur'' hükmü uyarınca, sanığın erteleme süresi içerisinde İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/115 esas sayılı dosyasından mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda, durma kararı verilmesini takiben ihbara konu suçun kesinleşmesi beklenilerek sonucuna göre yargılamaya devam olunması yerine, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Hukuki Süreç 1.Sanık ...'ün 09.09.1980 ... doğumlu olduğu, kendi beyanına göre üniversite öğrencisi olup aynı zamanda işçi olarak çalıştığı, terör örgütü propagandası yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından derdest soruşturma ve kovuşturma dosyaları ile benzer suçlardan adli sicil sabıka kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. 2. Ankara (CMK 250. madde ile görevli) Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinin 08.12.2009 tarih ve 2009/287 esas sayılı iddianamesi ile sanık ile birlikte toplan 27 şüphelinin MLKP üyesi olmak ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 3. Ankara (CMK 250. madde ile görevli) 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2012 tarih ve 2009/25 esas - 2012/23 sayılı kararıyla, sanığın terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediği sabit görülerek 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 04.06.2015 tarihli ve 2015/2099 esas - 2015/1730 sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında kaldığı ve kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir. 5. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/314 esas - 2015/275 sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasında 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde 1. fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verileceğine, bu süre zarfında 1. fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi halinde bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olduğu takdirde ertelenen kovuşturmaya devam olunacağına karar verilmiş ve verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. 6. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/115 esas - 2018/53 sayılı kararı ile sanığın 14.06.2016 tarihli sosyal medya paylaşımıyla terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediği sabit görülerek 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/1092 esas - 2018/1344 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine mahkemenin 08.01.2019 tarihli müzekkeresi ile sanığın denetim süresi içerisinde terör örgütü propagandası suçunu işlediği ihbar olunmuştur. 7. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin ihbar bildirimi üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya yeniden ele alınmış ve kovuşturmaya başlanmış, 18.03.2021 tarihli celsede sanığın savunması alınmış, ayrıca 7188 sayılı Kanun ile bir kısım suçlara temyiz Kanun yolunun açılması üzerine ihbara konu olan İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/115 esas - 2018/53 sayılı kararının temyiz edilip edilmediğinin bildirilmesi istenilmiştir. 8. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli yazısı ile dosyanın 31.10.2019 tarihinde 7188 sayılı Kanun kapsamında Yargıtay'a gönderilmek üzere istinaf mahkemesine gönderildiği, ayrıca sanık hakkındaki infazın durdurulmasına karar verildiği belirtilmiştir. 9. Söz konusu yazı cevabı üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden kovuşturmanın 17.06.2021 tarihli celsesinde, dosyanın ele alınmasına dair kovuşturma koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca derdest olan kamu davasının düşmesine karar verilmiş, mahkemenin buna dair 17.06.2021 tarihli ve 2019/361 esas - 2021/295 karar sayılı gerekçeli kararı sanık müdafilerine 05.10.2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve söz konusu karar 13.10.2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleşmiştir. 10. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2024 tarihli yazısı ile mahkemenin 17.04.2018 tarihli ve 2017/115 esas - 2018/53 sayılı kararının 7188 sayılı Kanun kapsamında temyiz incelemesinin yapıldığı, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli ve 2021/19737 esas - 2023/9547 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, sanık hakkında daha önceden verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararı bulunduğu için ihbarda bulunulmasına karar verildiği belirtilmiştir. 11. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli ve 2024/28 Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı ile, sanık hakkında denetim süresi içerisinde yeninden suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemenin 17.06.2021 tarih ve 2019/361 esas-2021/295 sayılı kararı ile İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarih ve 2017/115 esas-2018/53 sayılı kararına yapılan temyiz başvurusunun sonucu beklenmeden sehven sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine dair karar verildiği ve kararın 13.10.2021 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir terör örgütü propagandası suçu işlediği anlaşıldığından mahkemenin 17.06.2021 tarih ve 2019/361 esas-2021/295 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin takdiri amacıyla dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmıştır. 12. Adalet Bakanlığının, 05.06.2023 tarihli ve 94660652-105-06-9235-2024-KYB sayılı yazısı ile Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/361 esas - 2021/295 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C. İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 3713 sayılı TMK'nın 7/2 nci maddesinde terör örgütü propagandası suçu, 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinde 31.12.2011 tarihine kadar basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş suçlarda dava ve cezaların ertelenmesi müessesesi, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 inci maddesinde ise kamu davasının düşmesine karar verilebilecek haller düzenlenmiştir. D. Değerlendirme ve Gerekçe 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 maddesinde; terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişinin bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, anılan Kanun'un 7/2 maddesinin ikinci cümlesinde ise propaganda suçunun nitelikli hali belirlenerek bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır. 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, 31.12.2011 tarihine kadar basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş suçlarda soruşturma evresinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, kovuşturma evresinde kovuşturmanın ertelenmesine, kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükümlerini ise infazının ertelenmesine karar verileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, kakkında kamu davasının açılmasının veya kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verileceği, bu süre zarfında birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi hâlinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen soruşturma veya kovuşturmaya devam olunacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 03.06.1936 tarihli ve 1935/129 esas - 1936/11 sayılı kararında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2010/8-2 esas - 2010/68 sayılı kararında özetle; beraat ve mahkumiyet hükümleri ile zaman aşımı, genel af ve davadan vazgeçme gibi düşme sebeplerinden birine dayanılarak verilen mahkeme kararlarının davanın esasını çözümleyen ve ilgilisi hakkında kazanılmış hak sağlayan kararlar olduğu belirtilmiştir. Doktrinde buna ilişkin olarak, muhakeme şartının gerçekleşmemesi veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkması durumunda yargılamanın sonra erdirilerek davanın düşmesine karar verileceği, düşme kararlarının hukuki sonuçları nazara alındığında kesin hüküm etkisi doğurarak hükmün konusunu oluşturan aynı fiilden dolayı tekrar kovuşturulmamayı sağlaması nedeniyle davanın esasını çözen kararlardan olduğu, bu durumda verilen düşme kararının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi ve kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi halinde aleyhte sonuç doğuracak herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi "tekriri muhakeme" yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama yapılmasının gerekmeyeceği de belirtilmiştir. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, On İki Levha Yayınları, Ekim 2022, sayfa 90; Aydın Kuyucu, Öğreti ve İçtihatlar Işığında Ceza Yargılaması Hukukunda Kanun Yararına Bozma, Yetkin Yayınları, 2020, sayfa 245-249) Mahkeme, dava önüne geldiğinde, ilk önce muhakeme şartları açısından dosyayı incelemelidir. Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığının ya da diğer soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmelidir. Bununla birlikte soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği ancak gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu hallerde; şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmelidir. (Centel/Zefer, Ceza Muhakemesi Hukuku, 19. Baskı, Kasım 2020, Beta Yayınları, sayfa 727) Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen kovuşturma neticesinde Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/314 esas - 2015/275 sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasında 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ve erteleme kararının verildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde 1. fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verileceğine hükmedildiği, sanığın 3 yıllık denetim süresi içerisinde İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/115 esas - 2018/53 sayılı kararına konu ve suç tarihi 14.01.2016 tarihi olan terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediğinin bildirilmesi edilmesi üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince dosya yeniden ele alınıp 2019/361 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya başlandığı, yargılama devam ederken 7188 sayılı Kanun ile bir kısım suçlara temyiz yasa yolunun açılması üzerine ihbara konu olan İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/115 Esas sayılı dosyasının temyiz edilip edilmediğinin bildirilmesinin istenilmesi üzerine İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli cevabi yazısı ile dosyanın 7188 sayılı Kanun kapsamında temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmek üzere istinaf mahkemesine gönderildiğinin belirtilmesi üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/361 esas - 2021/295 sayılı kararı ile dosyanın ele alınmasına dair kovuşturma koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de; somut olayda İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/115 esas sayılı ihbara konu olan dosyasında verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucunda kesinleşip kesinleşmeyeceği ve dolayısıyla kovuşturma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği beklenmek üzere durma kararı verilmesi gerekirken, koşulları oluşmadığı halde doğrudan "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen "kamu davasının düşmesi" kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/361 esas - 2021/295 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.