İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/1916 Karar: 2025/24484 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/1916 K.2025/24484

3. Ceza Dairesi 2024/1916 E. , 2025/24484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/1; TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmün

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/1916 E. , 2025/24484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/1; TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmün

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/1916 E. , 2025/24484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/1; TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun iddia edilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından dosya içerisinde bulunan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetililerek 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. İlgili birimlere yazı yazılmak suretiyle tanık beyanlarını içerir güncel veri bankasında ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla