İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/19824 Karar: 2025/5030 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/19824 K.2025/5030

3. Ceza Dairesi 2024/19824 E. , 2025/5030 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/2796 Esas, 2024/9378 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/574 E., 2023/584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Ağır Ceza Mah

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/19824 E. , 2025/5030 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/2796 Esas, 2024/9378 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/574 E., 2023/584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Ağır Ceza Mah

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/19824 E. , 2025/5030 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/2796 Esas, 2024/9378 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/574 E., 2023/584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.04.2023 tarihli ve 2018/392 Esas, 2023/159 sayılı Kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1- Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53,58/9, 63, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddeleri gereğince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi 2- Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine dair 22.11.2023 tarihli ek kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Eski hale getirme talebinin kabulü ve bozma İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın kaldırılarak temyiz incelemesine konu bir karar verilmesi Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.07.2024 tarihli ve 2024/2796 Esas, 2024/9378 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2024 tarihli ve 3- 2023/122919 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2024 tarihli ve 3- 2023/122919 sayılı itirazı; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün, "kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayıp müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hale getirme imkanı olan" sanığa 17.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Avukatın başvurma hakkı" başlıklı 261 inci maddesi ise; "Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir." şeklindeki düzenleme ile müdafinin ve vekilin kanun yoluna başvuru haklarının bulunduğunun açıkça kabul edildiği, sanık adına, hükmü yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunmayan müdafii tarafından yetki belgesi ile 02.10.2023 tarihinde yetkili kılınan sanık müdafiinin 21.11.2023 tarihinde verdiği eski hale getirme talebinin ve temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile Van Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak temyiz incelemesinin esastan yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin süresinde olduğu gerekçesiyle Van Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak hükmün esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, Yüksek Daireniz kararına karşı sanık lehine itiraz yoluna başvurulmuştur." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık müdafiine 24.07.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2023 tarihli ve 2023/574 Esas, 2023/584 sayılı Kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararının sanığın müdafiine tebliğ edilmesine rağmen sanığa tebliğ edilmediği ve müdafiinin yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı, sanığın müdafii tarafından 21.11.2023 tarihinde eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi verildiği görülmekle; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 Esas 2022/119 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık müdafii tarafından verilen eski hale getirme ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğundan; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/2796 Esas, 2024/9378 Karar sayılı, ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık müdafii tarafından verilen eski hale getirme ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu gözetilerek Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin EK KARARININ KALDIRILMASI ile yapılan incelemede; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, kod adı bulunmayan sanığın; silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilememesi ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna olaşmamış olması nedeniyle örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla