İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/19867 Karar: 2025/27589 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/19867 K.2025/27589

3. Ceza Dairesi 2024/19867 E. , 2025/27589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/237 E., 2024/180 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçunu, kasten öldürmeye teşebbü

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/19867 E. , 2025/27589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/237 E., 2024/180 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçunu, kasten öldürmeye teşebbü

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/19867 E. , 2025/27589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/237 E., 2024/180 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçunu, kasten öldürmeye teşebbüs etme HÜKÜM : Sanıklar ., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçunu, kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat, 2- Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ... ve ...'un katılan polis memuru ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat, 3- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1, 37/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 62/1, 58/9 ve 53. maddeleri gereğince müebbet hapis, 14 kişinin şehit edilmesi eylemleri bakımından bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçundan TCK'nın 309/2. ve 37/1. delaletiyle TCK'nın 81/1., 82/1-h. 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9 ve 53. maddeleri gereğince 14 kez müebbet hapis, 181 kişiye karşı kasten öldürmeye teşebbüs etme suçu bakımından TCK'nın 309/2. ve 37/1. delaletiyle TCK'nın 81/1., 82/1-h. 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9 ve 53. maddeleri gereğince 1 81... yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması şeklindeki mahkûmiyet hükümleri İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, ilk derece mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK'nın 299. maddesi gereğince takdiren REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Tüm sanıklar hakkında katılan ...'a karşı öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu gözetildiğinde katılan ...'un temyiz başvurusunun bulunmadığı bu sebeple sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik öldürmeye teşebbüs yönünden verilen beraat kararları dışında kalan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde; 1- Katılan ... . vekilinin ve TBMM vekili, ... vekili, ... vekilinin, müşteki .. ulaşım hizmetleri anonim şirketi vekilin, katılan .. büyük .. eğitim tur. sağ yat. iş aş., vekilinin; anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçunu, kasten öldürmeye teşebbüs etme, ... vekilinin; bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kasten öldürme suçunu, kasten öldürmeye teşebbüs etme, Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin, katılan ... vekili, katılan ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., K ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Katılan ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talepleri açısından yapılan değerlendirmede; Suçların niteliği itibariyle katılanların doğrudan doğruya zarar görmedikleri, bu sebeple davaya katılma haklarının bulunmadığı anlaşılmakla, davaya katılmalarına ilişkin verilen karar da hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden CMK'nın 298. maddesi uyarınca temyiz taleplerinin REDDİNE, 2- Sanık ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, 14 kez öldürme, 181 kez öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik bir kısım katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.11.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarih, 2021/228 esas, 2024/281 sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, bir kısım katılanlar vekillerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, 3- a) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, 14 kez öldürme ve 181 kez öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik sanık ... ve müdafii, diğer sanıklar müdafileri ile bir kısım katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ve müdafii, diğer sanıklar müdafileri ile bir kısım katılanlar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, b) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., . ., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, 14 kez öldürme ve 181 kez öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen beraat kararlarına ve sanıklar ... ve ... bakımından vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kararların sanık ... ve sanık ... müdafileri, bir kısım katılanlar vekilleri ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde; Her ne kadar sanık ... müdafii müvekkili hakkında beraat kararı verildiği halde vekalet ücretine hükmedilmediğinden bahisle temyiz isteminde bulunmuş ise de hükümde sanık lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği, yine aynı kararda sanık ... hakkında bozma öncesinde yapılan yargılamada aynı olaya ilişkin mahkûmiyet kararları verildiği ve bu kararların kesinleştiği, bu sebeple bozma ilamı sonrasında katılan ...'a karşı eyleminden dolayı hakkında verilen beraat kararına yönelik vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ... müdafii, bir kısım katılanlar vekilleri ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 26 Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde oy çokluğu ve üyeler ... ve ...'ın karşı oyuyla karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun sanıklar ..., ., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, 14 kez öldürme ve 181 kez öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik “yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği” şeklindeki onama gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2017 tarih ve 2017/21658 esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, 14 kez öldürme, 182 kez öldürmeye teşebbüs” suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarih ve 2017/208 esas, 2018/84 karar sayılı ilamıyla sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkûmiyetlerine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.07.2019 tarih ve 2018/2402 esas, 2019/484 sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun reddine ve esastan reddine” dair kararlar verildiği, yasal süresi içerisinde anılan kararların temyiz edildiği, temyiz incelemesi neticesinde sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, 14 kez öldürme, 181 kez öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'a yönelik öldürmeye teşebbüs suçlarından bozma kararı verildiği, bozma sonrası yargılamada İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli 2022/237 esas, 2024/180 karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, 14 kez öldürme, 181 kez öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'a yönelik öldürmeye teşebbüs suçlarından beraat kararları verildiği, kararın süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusu; “Hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilen sanık ... ile ilgili soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında ifadesi alınan katılan ... .'nın aşama beyanlarına rağmen, kovuşturma aşamasında sanık ile ilgili beyanı sorulmadan ifadesi alınarak sanık hakkında eksik inceleme neticesinde beraat kararları verilmesi ile havaya ateş ettikleri tespit edilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolaylı haksızlık yanılgısı içerisinde oldukları anlaşıldığından ceza verilmesine yer olmadığı kararları verilmesi gerekirken beraat kararları verilmesine" ilişkindir. Somut olay irdelendiğinde 1- Sanık ... hakkında katılan ... .. soruşturma aşamasında "bu şahsın açık kimlik bilgilerini burada siz görevlilerden öğrendim. Rütbesinin Er olduğu gece giydiği üniformasından ve emir almasından anlamıştım. Yukarda teşhis ettiğim ... askerleri sıraya dizdiği zaman bu o sıranın en başında bulunuyordu, tam benim karşımda duruyordu, kendisine yaptıklarının yanlış olduğunu kışlalarına dönmeleri gerektiğini söylediğimde, kendisi bana "Siktirin gidin buradan, defolun gidin" diye cevap verdi. Daha sonra komutanlarının ateş edin emrine uyarak ateş ettiğini gördüm. Benim yaralanmama sebep olan kişinin bu olduğunu düşünüyorum, çünkü tam benim olduğum yere doğru ateş ediyordu. Kendisi hiç durmadan ateş ediyordu." şeklinde beyanda bulunduğu, katılanın bozma öncesi yargılamada mahkeme huzurunda "saraçhaneye çıktığımızda önümüzü kesen bir kaç tane askeri unsur geçmemize izin vermedi. İşte araçlarımızdan indik biz dedik yaya olarak geçebiliriz. Ona da izin vermediler önümüzü kestiler. İlk ön sırada bir kaç kişi vardı. Ellerinde silahlarla bir kaç tane havaya ateş ediyorlardı. Biz bunlarda telkinde bulunduk yapmayın etmeyin, yaptığınız yalnız bir şey kaçıncı yüzyılda yaşıyorsunuz. Bu arkadaşlar ileri geri konuştular biraz. İşte bir yanımıza bir abimiz geldi o da deki işte bu yaptığınız ihtilaldir. İşte ona da gene biraz daha küfürlü konuşmalarla ikaz ettiler. Biz bunlara yapmayın etmeyin deyince bunun arkasındaki grup geldi. Belediyenin önünden HDS çizgisi vardı yerde kırmızı bir çizgi vardı. Buraya bir sıra oldular. Ondan sonra başlarındaki kısa boylu gözlüklü bir astsubay vardı galiba kolunda kolluklu. Sonradan albay olduğunu öğrendik onunda. Karakoldaki ifadede zaten bunu söylediler. İsimlerini zaten şuanda da telaffuz etmek istemiyorum. Bunlar dedi ki ön sıradan bir adım atan olursa vurun dedi. Kurma kolu çek bırak yaptırdı. Ondan sonra askerler önce bi havaya ateş ettiler. Ön sıra tabi bizdekiler biraz daha ilerledik hani havaya sıkmakla bu milleti korkutamazsınız diye. Bu sefer o başlarındaki astsubay ilk atışı yaparak benim sağ tarafımdaki bir arkadaşı vurdu. Sağ bacağından vurdu. Ona turnike yapıyordum ben yerde. O anda da abim seslendi. Baktım o anda da amcamı da vurmuşlar. İşte amcamın yanına giderken bu sefer ben sağ bacağımdan vuruldum. Sonra amcamı yerden taşıdık bunun kendi MOBESE görüntüleri de var zaten. Amcamı yerden taşıdık arabaya giderken bu sefer sol bacağımdan yaralandım." şeklinde beyanda bulunduğu, katılana kovuşturma aşamasında sanık ile ilgili soruşturma beyanı sorulmadan, beyanlar arasındaki çelişki oluştuğu gerekçesi ile eksik araştırma neticesinde atılı suçlardan beraatine hükmedilmesi, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ....., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un olay gecesi havaya ateş ettiklerinin kendi beyanları, diğer sanıkların beyanları ve katılan beyanları ile tespit edildiği anlaşılmakla; Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 18.03.2020 gün ve 2019/9560 esas, 2020/2034 sayılı kararında da açıklandığı üzere askeri darbeye tesebbüs suçunu isleyen terör örgütüne mensubiyeti tespit edilemeyen, zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle uzman erbaş ve er olarak görev yapmakta iken, bir suç islemek kastı olmaksızın, üstlerinden aldıkları emrin hukuka uygun oldugu zannı ile tatbikat yapma veya terör saldırısına müdahale edilecegi gerekçesi ile olay gecesi silahlanarak, zırhlı araçlarla baglı bulundugu kısladan ayrıldıktan sonra darbeye teşebbüs suçunun icrai hareketlerinin gerçekleştirildiğini fark etmeleri üzerine, üstleri tarafından verilen halka ve güvenlik görevlilerine yönelik ateş etme emrine uymadıkları, amirlerin ısrarlı kanunsuz emirleri karsısında hal ve kosullara göre başka şekilde davranma olanağının bulunmadığı düşüncesi sonucunda, olay mahallinde kalarak silahla havaya ateş etmenin bir haksızlık oluşturmayacağı sonucuna varan faillerin "dolaylı haksızlık yanılgısı" içinde bulundukları, bir baska deyimle hukuka uygunluk nedenlerinin hukuki varlığında hataya düstükleri, bu hatanın ex ante bir değerlendirme ile failin bilgi düzeyi, gördügü eğitim, yaşı, rütbe ve görevi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre kosulları somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda kaçınılmaz olduğu, suça iliskin tipik hareketi gerçekleştirmiş olmalarına ragmen faillerin kusurluluğu tamamen ortadan kaldıran nedenler gerçekleştiğinden TCK'nın 30/4. maddesi yollamasıyla CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadıgına karar verilmesi gerekirken yasal ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla