İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/21741 Karar: 2025/13696 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/21741 K.2025/13696

3. Ceza Dairesi 2024/21741 E. , 2025/13696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/322 E., 2024/195 K. SUÇ : Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme HÜKÜM: TCK’nın 55.maddesi uyarınca müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz eden

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/21741 E. , 2025/13696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/322 E., 2024/195 K. SUÇ : Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme HÜKÜM: TCK’nın 55.maddesi uyarınca müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz eden

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/21741 E. , 2025/13696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/322 E., 2024/195 K. SUÇ : Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme HÜKÜM: TCK’nın 55.maddesi uyarınca müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık hakkında İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarih, 2020/51 Esas ve 2021/165 Karar sayılı ilamı ile silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan neticeten 17 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, dosyada mevcut 02.09.2020 tarihli MASAK raporunda kaynağı belirsiz olup, nakit olarak çekilmiş olması itibariyle, çekildikten sonra takibi yapılamayan ve sanığın olağan ekonomik faaliyetlerinden kaynaklandığı belirlenemeyip örgüt tarafından sanığa aktarıldığı değerlendirmesi yapılan 4.446.295,47 TL ve 880.906,09 USD paranın suçtan elde edildiği kabul edilmekle TCK'nın 55. maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarih, 2021/1022 Esas ve 2021/1587 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, Kararın temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarih, 2022/1333 Esas ve 2022/1032 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2022 tarih ve KD - 2022/61544 sayılı yazısı ile ilama itiraz edildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2022 tarih, 2022/24017 Esas ve 2022/4240 Karar sayılı ilamı ile itirazın kabulü ile dairenin 01.03.2022 tarih, 2022/1333 Esas ve 2022/1032 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, sanığın UYAP sisteminden alınan ve dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğine göre hükümden sonra 20.02.2020 tarihinde öldüğüne ilişkin kayıt araştırılarak öldüğünün anlaşılması halinde TCK'nın 64/1. maddesi gereğince sanık hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozma kararı verildiği, Bozma üzerine İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak, 13.06.2024 tarih, 2022/322 Esas ve 2024/195 sayılı Kararı ile dosyada mevcut 02.09.2020 tarihli MASAK raporunda kaynağı belirsiz olup, nakit olarak çekilmiş olması itibariyle, çekildikten sonra takibi yapılamayan ve sanığın olağan ekonomik faaliyetlerinden kaynaklandığı belirlenemeyip örgüt tarafından sanığa aktarıldığı değerlendirmesi yapılan 4.446.295,47 TL ve 880.906,09 USD paranın suçtan elde edildiği kabul edilmekle TCK'nın 55. maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği, ancak bozma ilamına uyulmasına rağmen mahkeme kararında sanığın ölümüne ilişkin herhangi bir karar verilmediği belirlenerek yapılan incelemede; 1-Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçu yönünden; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.02.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarih, 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, mirasçı vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, 2- Müsadere hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; mirasçı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla