İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/23147 Karar: 2025/14295 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/23147 K.2025/14295

3. Ceza Dairesi 2024/23147 E. , 2025/14295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/175 Değişik İş SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/23147 E. , 2025/14295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/175 Değişik İş SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/23147 E. , 2025/14295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/175 Değişik İş SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda tanzim edilen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2024 tarihli ve 2024/5829 soruşturma, 2024/2098 Esas sayılı iddianamesinin, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli 2024/6 iddianame değerlendirme numaralı kararıyla iadesine karar verilmesi üzerine, söz konusu karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/175 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 94660652-105-07-9381-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve 2024/114450 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Silâhlı terör örgütü propagandası yapmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.01.2023 tarihli ve 2022/108990 soruşturma, 2023/21 esas, 2023/4 sayılı iddianamenin, sosyal medya profilinin şüpheliye ait olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı ve şüphelinin de savunması alınmadığından bahisle iadesine dair Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2023/1 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın, sosyal medya profilinin şüpheliye ait olduğu hususunda yeterli araştırmanın yapıldığı gerekçesiyle bu yönden kabulüne, şüphelinin savunması alınmadan iddianame düzenlenemeyeceği gerekçesiyle de bu bakımdan reddine ilişkin mercii Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2023 ve 2023/12 değişik iş sayılı kararını müteakip, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden düzenlenen 03.09.2023 tarihli ve 2023/68922 soruşturma, 2023/21773 esas ve 2023/3051 sayılı iddianamenin, 05.01.2023 tarihli iddianamenin iadesi kararında belirtilen eksikliklerin giderilmediğinden bahisle ikinci kez iadesine ilişkin Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2023 tarihli ve 2023/150 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2023 tarihli ve 2023/547 değişik iş sayılı kararını takiben, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.01.2024 tarihli ve 2024/5829 soruşturma, 2024/2098 esas, 2024/199 sayılı iddianamenin iadesine dair Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli ve 2024/6 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/175 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararı ile, şüphelinin ifadesinin alınmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/24012 esas, 2022/5497 karar sayılı ilâmında, "... tanzim edilen açık kaynak araştırma raporu ile tespiti ve incelemesi yapılan hesabın künye bilgilerinde yer alan kişisel bilgileri ile fotoğraflarına ayrıca arkadaş listesi bilgilerine ve de süreçte bilgisine başvurulan kişilerin beyanlarına istinaden; örgüt propagandası yapıldığı tespit edilen hesabın kullanıcısı olduğuna dair yeterli şüphe bulunan ve iddianamenin tanzimi öncesinde de yurt dışına çıktığı, Almanya'da yaşadığı bilgilerine ulaşılan hatta bu yönde bildirimde bulunulmasına rağmen hakkında başkaca bir işleme de tevessül edilmeyen, çıkartılan 07.12.2020 tarihli yakalama kararı infaz edilemediğinden de ifadesi alınamayan ve cezalandırılması istemi ile hakkında 05.10.2021 tarihli iddianame düzenlenen şüphelinin, atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphenin oluştuğuna ilişkin değerlendirmede hukuka aykırılık görülmediğinden yakalama emrinin ifası makul süre beklenildikten sonra müsnet suçun nitelik ve mahiyetine göre iddianamenin düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istemin kabulüne, ...BOZULMASINA.." şeklinde açıklandığı üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceğinin, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, şüpheli hakkında düzenlenen 29.12.2022 tarihli kolluk araştırma tutanağına göre; şüphelinin 17.02.2022 tarihinde Ukrayna ülkesine dair yurt dışı çıkış kaydının bulunduğu, giriş kaydının olmadığı, bu nedenle savunmasının alınmasına yönelik Antalya 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.12.2022 tarihli ve 2022/5033 değişik iş sayılı kararı ile hakkında yakalama kararı çıkartıldığı, yakalama emrinden itibaren makul bir süre geçmesine karşın şüphelinin savunmasının alınamadığı, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Şüpheli ...'ın 15.03.1977 Kozluk doğumlu olduğu, Twitter sosyal paylaşım sitesi üzerinden “... - @...” isimli/rumuzlu hesap üzerinden tüm kullanıcıların görebileceği şekilde terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımlarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerinin başlatıldığı anlaşılmıştır. 2.Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 13.12.2022 tarihli araştırma raporunda; şüphelinin 17.02.2022 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen havalimanından yurtdışına çıkış yaptığı ve yurda giriş kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. 3.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2022 tarihli ve 2022/108990 soruşturma sayılı yazısı ile şüpheliye çağrı yapılamadığı ve aramalara rağmen ulaşamadığı gerekçesiyle yakalama emri düzenlenmesi talep edilmiş, Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.12.2022 tarihli ve 2022/5033 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında 5271 sayılı CMK'nın 98. maddesi gereğince yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiş, iş bu kanun yararına bozma dosyasının inceleme tarihi itibariyle şüphelinin yakalanamadığı anlaşılmıştır. 4.Dosya içerisinde bulunan Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 28.12.2022 tarihli araştırma tutanağında; söz konusu sosyal medya hesabının kullanıcısının şüpheli ... olabileceğinin değerlendirildiği belirtilmiş; TEM Şube kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 07.12.2022 tarihli açık kaynak inceleme ve değerlendirme tutanağında şüpheli tarafından kullanıldığı değerlendirilen Twitter hesabından terör örgütü propagandası içeren paylaşımlar yapıldığının tespit edildiği; 23.12.2022 tarihli araştırma tutanağında ise şüphelinin sosyal medya hesabındaki fotoğrafı ile emniyet sisteminde bulunan fotoğrafının benzerlik gösterdiği belirtilmiştir. 5.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2023 tarihli ve 2022/108990 soruşturma, 2023/21 Esas sayılı iddianamesiyle şüphelinin ... - @... isimli Twitter hesabını kullandığı, bu hesap üzerinden 11.02.2022 - 27.11.2022 tarihleri arasında tüm kullanıcıların görebileceği şekilde terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımlarda bulunduğu, şüphelinin17.02.2022 tarihinde Ukrayna ülkesine çıkış yaptığı ancak ülkeye dönüş kaydının bulunmadığı, yurtdışı adresinin bilinmediği, şüpheli hakkında 26.12.2022 tarihinde yakalama emri düzenlendiği ancak henüz infaz edilemediği belirtilmiş, sonuç itibariyle terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması talep edilmiştir. 6.Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2023/1 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla, suça konu sosyal medya hesabının şüpheliye ait olup olmadığı konusunda net bir tespitin olmadığı, buna ilişkin bir araştırma yapılmadığı ve rapor alınmadığı, bu nedenle belirleyici delil niteliğinde olan şüphelinin savunmasının alınmadan iddianame tanzim edildiği belirtilerek iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. 7.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2023 tarihli ve 2022/108990 Soruşturma sayılı yazısı ile şüphelinin ifadesinin alınmamış olmasının iddianamenin iade nedeni olmayacağı ve dosya içerisinde bulunan araştırma raporlarına göre propaganda içeren paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanıldığında şüphe bulunmadığı belirtilerek iddianame tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiştir. 8.Merci Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli ve 2023/12 değişik iş sayılı kısmen kabul kısmen ret kararıyla; sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanıldığına ilişkin yeterli şüphe bulunduğu için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın bu yönden kabulüne; yakalama emri ile iddianame tanzimi arasında makul süre geçmeden ve şüphelinin savunması alınmadan iddianame düzenlenmesine ilişkin itirazın ise reddine kesin olarak karar verilmiştir. 9.Verilen karara karşı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talep edilmiş, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.07.2023 tarihli yazısı ile uyuşmazlığın yargısal çözüm yollarıyla giderilebileceği belirtilerek kanun yararına bozma yoluna gidilmemiştir. 10.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2023 tarihli ve 2023/68922 soruşturma, 2023/21773 Esas sayılı kararı ile aynen bir önceki iddianamede belirtilen hususlar çerçevesinde şüphelinin terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemli yeni bir iddianame tanzim edilmiştir. 11.Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2023 tarihli ve 2023/150 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla, daha önceki iade kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden yeniden iddianame tanzim edildiği gerekçesiyle tekrar iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. 12.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2023 tarihli ve 2023/68922 Soruşturma sayılı yazısı ile önceki itiraz yazısında belirtilen gerekçelerle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiştir. 13.Merci Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2023 tarihli ve 2023/547 değişik iş sayılı kararıyla önceki iade kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden iddianame tanzim edildiği gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 14.Verilen karara karşı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talep edilmiş, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.12.2023 tarihli yazısı ile uyuşmazlığın yargısal çözüm yollarıyla giderilebileceği belirtilerek kanun yararına bozma yoluna gidilmemiştir. 15.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2024 tarihli ve 2024/5829 soruşturma, 2024/2098 Esas sayılı kararı ile aynen bir önceki iddianamede belirtilen hususlar çerçevesinde şüphelinin terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemli üçüncü iddianame tanzim edilmiştir. 16.Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli ve 2024/6 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla, daha önceki iade kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden yeniden iddianame tanzim edildiği gerekçesiyle tekrar iddianamenin üçüncü kez iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. 17.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2024 tarihli ve 2024/5829 Soruşturma sayılı yazısı ile önceki itiraz yazısında belirtilen gerekçelerle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi üçüncü kez talep edilmiştir. 18.Merci Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/175 değişik iş sayılı kararıyla önceki iade kararında belirtilen eksiklikler giderilmeden iddianame tanzim edildiği gerekçesiyle itirazın üçüncü kez reddine kesin olarak karar verilmiştir. 19.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 01.11.2024 tarihli ve 94660652-105-07-9381-2024-KYB sayılı yazısı ile merci Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/175 değişik iş sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 170 inci maddesinde kamu davası açma görevi, 174 üncü maddesinde ise iddianamenin iadesi müessesesi ve koşulları düzenlenmiştir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın özü, iddianamenin iadesi kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen merci kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. CMK’nın 160/1 maddesinde yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hal” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli Özbek, ... M. Kanbur, Koray ..., Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, Ankara, 2011, sayfa 186 ve devamı). Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. "Yeterli şüphe", şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkûmiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir. Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Ancak Anayasanın 38, 5271 sayılı CMK'nın 206/2 maddelerindeki düzenlemeler kapsamında, bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği CMK'nın 172/1 maddesinin doğal sonucudur. Şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK’nın 170 ve 174. maddelerinde yer verilmemiştir. Ancak bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde de yorumlanmamalıdır. Ancak müsnet suçla ilgili olarak dava açmayı gerektiren yeterli şüphe oluşturacak somut delillerin ikame olunduğu ve fakat şüphelinin kaçması nedeni ile ifadesinin alınma imkanının bulunmadığı, hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden somut olaya özgü makul sürenin geçtiği anlaşılan durumlarda, özellikle "yargılamanın makul sürede tamamlanması" ilkesi kapsamında ikame olunan delillerin mahkemece de toplanmasını teminen iddianame düzenlenmesinin gerekebileceği de gözetilmelidir. Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sosyal medya hesabında terör örgütü propagandası içeren paylaşımlar yapıldığının tespiti üzerine şüpheli hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, şüphelinin yurt içinde kayıtlı adresinin bulunduğu tespit edilmekle birlikte Cumhuriyet savcısının talimatıyla yapılan araştırmalarda şüphelinin 17.02.2022 tarihinde Ukrayna ülkesine yurt dışı çıkış kaydının bulunduğu ancak ülkeye giriş kaydının bulunmadığının tespit edildiği, şüphelinin yurtdışı adresinin bilgisinin bulunmadığı, ifadesinin alınamaması nedeniyle 26.12.2022 tarihinde şüpheli hakkında 5271 sayılı CMK'nın 98. maddesine göre yakalama emri düzenlediği ancak bu aşamaya kadar yakalanamadığı; dosya kapsamında yer alan araştırma raporları içeriklerine göre, şüphelinin sosyal medya hesabındaki fotoğrafı ile emniyet sisteminde bulunan fotoğrafının benzerlik gösterdiği, söz konusu sosyal medya hesabının kullanıcısının şüpheli ... olabileceğinin belirlendiği, mevcut delil durumunun şüpheli hakkında kamu davası açılması ve müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe koşulunu sağladığı, bu nedenle somut olayda suçun sübutu ve vasfının tayini bakımından şüphelinin savunmasının alınmasının önem arz ettiği bir halden bahsedilmesininin mümkün olmadığı, Dairemizin müstekar içtihatlarının de aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından, soruşturmanın başlamasından önce yurt dışına çıkış kaydı bulunan ancak ülkeye dönüş kaydı bulunmayan, kayıtlı bir yurt dışı adresi de tespit edilemeyen şüpheli hakkında, -kanun yararına bozma incelemesinin tarihi itibariyle henüz yakalanamadığı da nazara alınarak- yakalama emri çıkartılmasının üzerinden somut olayın özelliğine göre makul süre geçtiğinin kabul edilmesi gerektiği ve dosyadaki mevcut delil durumunun şüpheli hakkında kamu davası açılması ve müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe koşulunu sağladığı nazara alındığında, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin kısmen reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Merci Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/175 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla