İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/2449 Karar: 2025/26040 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/2449 K.2025/26040

3. Ceza Dairesi 2024/2449 E. , 2025/26040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/596 E., 2022/1162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/157 E., 2019/468 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 3-5/1, TC

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/2449 E. , 2025/26040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/596 E., 2022/1162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/157 E., 2019/468 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 3-5/1, TC

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/2449 E. , 2025/26040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/596 E., 2022/1162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/157 E., 2019/468 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi 2- Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 221/4-son cümle, 62/1, 53, 221/5, 58/9 yollamasıyla 58/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi 3- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; A.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli, 2018/157 esas, 2019/468 sayılı kararının elektronik tebligat yoluyla 28.06.2022 tarihinde sanık müdafiinin e-posta adresine gönderildiği ve mevzuat gereği belirlenen süre sonunda 03.07.2022 tarihinde otomatik olarak okundu sayılarak sanık müdafine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık müdafiinin ise CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen 15 günlük süreden sonra 19.07.2022 tarihinde temyiz başvurusu yaptığı anlaşıldığından süresinden sonra yapılan temyiz başvurusunun CMK'nın 298. maddesi gereği REDDİNE, B.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri aleyhine bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının; sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü yönünden sanık ... ve müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; B.1.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör üye olma suçu yönünden; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç yönünden sanıkların kastının bulunmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün ..., ..., ..., ... yönünden oy çokluğu ve üye...... karşı oyuyla; ... ..., ... yönünden oy birliği ile ONANMASINA, B.2.Sanık ... hakkında silahlı terör üye olma suçu yönünden; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasında mahrem imam olarak faaliyet gösteren sanığın işlediği fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun teşdiden cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde noksan cezaya hükmolunması aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün oy birliği ile ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü yönünden sanık ...'in temyiz taleplerinin incelenmesinde; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri, savunması, tanıklar beyanlarının içeriği ve sair deliller nazara alındığında; dosya kapsamında sanığın savunmasının aksini ortaya koyan, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile bağlandığı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gözetilmeksizin, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı, sanık ...'in temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca farklı gerekçe nedeniyle ile BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ 1. Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden; 2009 Askeri Lise Sınav sorularının ülke çapında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları tarafından alınarak sınava girecek öğrencilere dağıtıldığı, .... ilinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Eğitim Danışmanı olarak görev yapan ... isimli şahıs tarafından soruların ...... isimli şahsa verildiği, ..... ev abisi olduğu ve sınava hazırladığı ..., ..., ..., ... ve Gizli tanık ...-2016'ya soruları ezberlettiği, yine ... Dershanesinde Rehber öğretmeni olarak görev yapan ......adlı ...'in yönlendirmesiyle FETÖ/PDY örgüt evinde ev abisi olarak kalan ...'in de soruları ..., ..., gizli tanık ..., ... ....(...) ve ...'ya soruları ezberlettiği, sanıkların hepsinin yazılı sınavda başarılı olmasına rağmen bir kısmının mülakatta elendiği, sanıkların önceden kendilerine gösterilen sorular ile sınavda çıkan soruların aynı olmadığını savunmalarına rağmen gizli tanıklar ...-2016 ve .... ile ...'in kısmi ikrar içeren savunmalarında sanıklara sınavdan önce verildiğinin anlaşıldığı, sanıklar ..., ..., ..., ...; diğer sanık ...'in yönlendirmesi ile annelerinin başörtülü olan nüfus cüzdanlarını başları açık olacak şekilde değiştirdikleri, sanıklardan ..., ..., ...'un askeri lise sınavlarında başarılı olmalarının ardından başladıkları lisede ... ve .... kod tarafından takip edilerek örgütle bağlarını koparmamalarının amaçlandığı, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında hükümden sonra istinaf ve temyiz aşamalarında dosyaya geldiği anlaşılan ardışık arandıklarına dair raporların da sanıkların örgütle bağlantılarını devam ettirdikleri sabit olduğundan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmaları gerekirken beraatlerinin onanmasına dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 2. Sanık ... yönünden; Sanığın, Gizli tanık ...., bilgi sahibi ..., şüpheliler ..., ..., ...'in ve kendi beyanlarına göre; gizli tanık ...., ..., ... ve ...'dan sorumlu olarak FETÖ'ye müzahir evde '' ev abisi '' olarak görevlendirildiği, sohbet adı altında örgüt toplantıları düzenleyerek örgütün propagandasını yaptığı, askeri lise sınavlarına girecek olan sorumluluğundaki öğrencilere annelerinden başörtülü olanlar varsa sınavdan önce başörtüsüz fotoğraf ile nüfus cüzdanlarını değiştirmeleri tavsiyesinde bulunduğu, örgütün diğer mensubu ... .... tarafından kendisine verilen çalınmış ... Lise Sınav sorularını sorumlu bulunduğu öğrencilere ezberleterek devletin askeri yapısına sızdırmak üzere görevlendirildiği, her ne kadar sınavdan önce getirilen soruların sınavda çıkacak sorular olduğunu bilmediğini savunmuş ise de; devletin askeri yapısına yerleştirilen kişilerin abisi olan kimsenin örgüt içinde güvenilir kişilerden özel olarak seçildiği ve sızdırılan sorular olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesinde de sınavdan sonra bazı öğrencilerin aynı soruların sınavda çıktığını söylemesi üzerine kontrol ettiğinde sınavdaki sorular ile getirilen soruların benzer olduğunu tespit ettiğini söylediği, bu tespiti üzerine örgütten ayrıldığını beyan etse de mahrem yapılanma içerisine örgüt mensubu yetiştirilmesine çalışan bir kimsenin mahrem olarak örgütle bağlantısının devam edip etmediğinin araştırılması ve sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca delil veya beyan bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini için sanık yönünden eksik araştırmaya yönelik bozma kararı verilmesi gerekirken beraatıne karar verilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla