İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/2468 Karar: 2025/19674 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/2468 K.2025/19674

3. Ceza Dairesi 2024/2468 E. , 2025/19674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/269 E. - 2023/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/176 E. - 2023/35 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : a)Sa

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/2468 E. , 2025/19674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/269 E. - 2023/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/176 E. - 2023/35 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : a)Sa

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/2468 E. , 2025/19674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/269 E. - 2023/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/176 E. - 2023/35 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : a)Sanıklar ..., ..., ...hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53/1-2-3., 58/9.ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ahkûmiyet kararlarının kaldırılarak, sanıkların silahlı terör örgütüneüye olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3., 58/9. ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine; b)Sanık ... hakkında örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53/1-2-3., 58/9. ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine; c)Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraatkararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkumiyet kararlarının bölge adliye mahkemesince kaldırılarak duruşmalı inceleme üzerine verilen mahkumiyet kararlarına karşı sanıklar müdafileri ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz başvurularının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hükmedilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkumiyet kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılarak duruşmalı inceleme üzerine verilen beraat kararına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın 6 ay aralıklarla ikamet ettiği Konya ilinden şahsi aracıyla Kırıkkale iline gelerek, daha önce birlikte görev yaptığı Hava Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapmakta iken ihraç edilen ve darbe girişimini gerçekleştiren darbeci askerler içerisinde yer aldığı gerekçesi ile yargılanmakta olup halen cezaevinde bulunan .... nin eşi... . ye beyaz zarf içerisinde değişen miktarlarda Türk Lirası, Dolar ve Euro paraları verdiği, bu yardımları bazen kendisinin bizzat götürerek bazen de diğer sanık ... vasıtasıyla ulaştırdığı, mesai arkadaşının eşi olan...'ın zor durumda olduğunu düşünerek insani duygularla yardımda bulunduğuna ilişkin sanık savunmasının aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi tarafından örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkumiyet kararının kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; sanığın söz konusu paraları banka havalesi veya PTT hesabına gönderme vs. olağan para transfer yöntemleri ile ulaştırmak yerine Konya ilinden aracıyla Kırıkkale iline bizzat gelerek elden muhataba verdiği, kendisinin gelemediği durumlarda bile yine olağan para transferler yöntemlerini kullanmayıp diğer sanık ... ile paraları elden gönderdiği, gizliliği sağlamak amacıyla başvurulduğu anlaşılan bu yöntemin kullanılmasının sanığın insani mülahazalarla yardımda bulunduğu savunmasıyla çeliştiği, yine tanık olarak dinlenen ..... nin beyanlarında sanığın yalnızca kendisine yardımda bulunmakla kalmayıp eşi asker iken Fetö ile irtibatı nedeniyle ihraç edilen başka aileler bulunup bulunmadığını sorduğu ve iki farklı kişiye daha iletilmek üzere zarf içerisinde para verdiği şeklinde anlatımlarından ve sanığın aracında yapılan aramada tanık beyanlarıyla uyumlu şekilde aracın torpido kısmında beyaz zarf içerisinde üç adet 100 Euro bulunmuş olmasından, sanığın Fetö ile iltisaklı birden çok kişiye birden fazla kez yardımda bulunmak şeklindeki eylemlerinin örgütsel faaliyetler kapsamında gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, insani mülahaza kabulünü aşacak şekilde muhatapların örgüte olan ilgi ve bağlarının gevşemesini veya kopmasını önleme amacı taşıdığı, tanık beyanı ve sanığın aracında yapılan aramada torpido gözünde zarf içerisinde üç adet 100 Euro bulunduğu nazara alındığında sanığın dosyaya yansıyan yardım dağıtma şeklindeki faaliyetlerinin süreklilik ve yoğunluk arz ettiği anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturacağı ve bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hatalı değerlendirmeyle sanığın beraatına karar verilmiş olması; Bozmayı gerektirmiş, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı sanık ... hakkındaki hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla