Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/3339 E. , 2024/10503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/3751 Esas, 2021/10225 sayılı Kararının sanık yönünden kaldırılması ile istinaf
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/3339 E. , 2024/10503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/3751 Esas, 2021/10225 sayılı Kararının sanık yönünden kaldırılması ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bozulması İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/3751 Esas, 2021/10225 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2023 tarihli ve KD- 2023/121002 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2023 tarihli ve KD- 2023/121002 sayılı Karar Düzeltme sayılı itirazı; " İtiraza konu uyuşmazlık; Sanık ... müdafisi marifetiyle temyiz aşamasında; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Başkanlığına 18.11.2021 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesinde; özet olarak, örgütün yapısı ve örgütsel faaliyetlerine yönelik anlatımlarının ardından, ismini vermiş olduğu yaklaşık 24 örgüt mensubunu teşhis edebileceği, bununla birlikte elinden gelen her türlü desteği vereceği, örgüt tarafından kandırıldığı, artık çok pişman olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği içeriğindeki yazılı beyanlarını; karar kesinleşmesinden (Yargıtay incelenmesinden) önce dosyaya bildirmiş olması karşısında; Sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle eksik incelemeyle karar verilmesine ilişkindir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin hakkında kurulun mahkumiyet hükmünün Yüksek Daire tarafından incelenerek onama tarihinden; yaklaşık 12 gün öncesinde 18.11.2021 tarihinde müdafisi marifetiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Başkanlığına; etkin pişmanlık talebini içerir dilekçe sunmuş olduğu, Söz konusu dilekçe de Sanık özet olarak; örgütün yapısı ve örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarının ardından örgüt tarafından kandırıldığını, artık çok pişman olduğu, isimlerini vermiş olduğu yaklaşık 24 örgüt mensubunu teşhis edebileceği, bununla birlikte elinden gelen her türlü desteği vereceği, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği, Sanığın, etkin pişmanlık talebinin içeren dilekçesinin Yargıtay inceleme tarihine kadar dosyaya eklenmemiş olması, sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği hususu göz önünde bulundurulduğunda; Sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle eksik incelemeyle karar verildiği kanaati hasıl olmuştur. Sonuç itibariyle; Sanık ... müdafi Av. ... 08.11.2023 tarihli dilekçesinde TCK'nın 221 inci madde kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi karşısında, duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp, uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle mahkeme hükmünün bozulması gerekirken, onanmasına karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 308 maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın temyiz itirazının incelenmesinde; Sanığın, silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin hakkında kurulun mahkumiyet hükmünün Yüksek Daire tarafından incelenerek onama tarihinden; yaklaşık 12 gün öncesinde 18.11.2021 tarihinde müdafisi marifetiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Başkanlığına; etkin pişmanlık talebini içerir dilekçe sunmuş olduğu, Söz konusu dilekçe de özetle örgütün yapısı ve örgütsel faaliyetlerine ilişkin anlatımlarının ardından örgüt tarafından kandırıldığını, artık çok pişman olduğu, isimlerini vermiş olduğu yaklaşık 24 örgüt mensubunu teşhis edebileceğini, bununla birlikte elinden gelen her türlü desteği vereceğini, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediği anlaşılmakla; İtirazın kabulü ile; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Müdafiisi marifetiyle temyiz aşamasında sunmuş olduğu dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2.Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/3751 Esas, 2021/10225 sayılı Kararının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 25.06.2020 tarih, 2019/1176 Esas, 2020/720 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.