Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/3359 E. , 2025/19673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/81 E., 2022/1127 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/92 E., 2021/315 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : a) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/3359 E. , 2025/19673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/81 E., 2022/1127 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/92 E., 2021/315 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : a) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1., 53/1-2-3., 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, b) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, c) Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1., 53/1-2-3., 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvusunun reddi, d)Sanık ...'ın temyiz isteminin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, I-Sanık ...'ın temyiz başvurusunun reddine dair ek karara karşı yapmış olduğu temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve sanık ve müdafiinin yüzlerine karşı usulüne uygun şekilde tefhim edilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre geçtikten sonra 06.10.2021 tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.10.2022 tarihli ve 2022/81 esas, 2022/1127 sayılı kararı ile yasal süresinden sonra istinaf isteminde bulunan sanık müdafiinin isteminin 5271 sayılı Kanun'un 279. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince süre yönünden reddine karar verildiği, anılan ret kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/101 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, söz konusu kesin nitelikteki karardan sonra sanığın temyiz başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/81 esas,2022/1127 sayılı ek kararı ile sanığın temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 279. maddesi birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "bölge adliye mahkemesine başvurunun süresi içinde yapılmadığının, incelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının, başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması hâlinde istinaf başvurusunun reddine, karar verilir. Bu kararlar itiraza tabidir." düzenlemesi gereğince; istinaf başvurusunun reddi kararının 5271 sayılı Kanun'un 279. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve yine CMK'nın 271/4. maddesi uyarınca "merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olduğu", İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin merci sıfatıyla kesin olarak istemin reddine karar vermesinden sonra sanığın tekrar temyiz talebinde bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin temyiz kanun yolu açık olmak üzere verdiği "temyiz başvurusunun reddine" dair ek kararının, kesinleşen karara karşı temyiz kanun yoluna başvuru hakkı sağlamayacağı dikkate alındığında, ret kararına yönelik sanık tarafından yapılan temyiz istemi konusunda inceleme yapılmasına yer olmadığından dosyanın mahalline gönderilmek üzere incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair karara karşı sanıklar müdafileri tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1.maddesi gereğince temyiz başvurularının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmedilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair karara karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, IV-Sanıklar ... ve ... hakkında hükmedilen mahkumiyet kararları ile sanıklar ... ve ... hakkında hükmedilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara karşı sanıklar ... ve ... müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; a)Sanıklar ..., ... ve ... yönünden; Sanıklar hakkında tanzim edilen emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri inceleme raporlarında, zümre başkanı oldukları belirtilen "...-...., ...-...." şeklinde kodlanmış kişiler, mahrem öğretmen oldukları belirtilen "...-1, ...-1, ...-2" şeklinde kodlanmış kişiler ile vekil olarak belirtilen "..." isimli kişi hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, gerçek kimliklerinin tespit edilip edilemediğinin, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler aşamalardaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; sanıklar ... ve ...'in kendi adlarına veya başkası adına kayıtlı olup fiilen kullandıkları GSM hatlarının tespit edilerek mahrem öğretmen veya vekil olarak gözüken kişilerle periyodik olarak bir araya gelip gelmediklerine ilişkin HST analiz raporu aldırılması; ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanıklar hakkında başkaca herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması; b)Sanık ... yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ...'ın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarını içeren 20.06.2025 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.