KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2024/3657 E., 2025/19618 K.
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/237 E., 2023/210 K
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
- Hüküm
- TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2,220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
321 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında düzenlenen iddianame uyarınca yapılan yargılama neticesinde.
Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/127 esas, 2017/263 sayılı kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2018/411 esas, 2018/3562 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği ve kesinleştiği, sanık müdafinin Anayasa Mahkemesine başvurduğu, Anayasa Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2019/1665 başvuru numaralı kararı ile yeniden yargılama yapılmak üzere Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,
Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek yapılan yargılama neticesinde, önceki hükmün iptali ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği görülmekle. Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede.
Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,