Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/5477 E. , 2024/7001 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2071 E., 2021/89 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.12.202
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/5477 E. , 2024/7001 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2071 E., 2021/89 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.12.2023 tarihli 2022/33108 Esas ve 2023/10374 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2024 tarihli ve KD-2021/31526 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2024 tarihli ve KD-2021/31526 sayılı itirazı kapsamında; " ... İtiraz konusu uyuşmazlık; silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair yeterli delil bulunup bulunmadığına ilişkindir. ... Somut dosyada sanığın ilk kez 2008 yılında anılan bankada hesap açtığı, bankacı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 29.05.2017 tarihli raporda da 2014 yılı Ocak ayında 17.000 TL'lik katılım hesabı açtığı, 21 gün sonra kapattığı, müteakiben işlemlere 2016 yılı Şubat ayına kadar devam ettiğinin belirtildiği, 29.05.2015 tarihinde BDDK tarafından bankaya tamamen el koyularak TMSF'ye devredildiğinde, Devlet bankayı batırıyor algısı oluşturmak için örgüt liderinin "paranızı bankadan çekin" talimatı verdiği, sanığın ise bu çağrıya uymadığı gibi aksine bankacılık işlemlerine devam ettiği, sanığın parasını Bank Asyadan çekmeyerek, bu talimatın tersine hareket ettiği, bununla birlikte başka bankadan kredi çekip mezkur bankaya yatırma gibi bir işleminin de bulunmadığı, dolayısı ile sanığın örgütsel kasıtla hareket ettiğini gösterir olağanüstü bir bankacılık işleminin bulunmadığı, bu eyleminin örgütsel faaliyet anlamında şüphede kaldığı, mezkur bankayı ticari ve kişisel yarar için de kullanmış olabileceği, öte yandan sanığın Torbalı İlçesinde sigorta ve muhasebecilik yaptığı, küçük bir esnaf olması nedeniyle örgütün il yönetiminde görevinin bulunmadığı, bu nedenle mütevelli sıfatının da olmadığı, ayrıca TOSİAD eylemlerinin sanığın konum ve kişisel özellikleri nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunda kaldığı, belirtilen tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; örgütsel saikle hareket ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. ..." gerekçeleriyle; Yüksek Daire kararına karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. II. GEREKÇE Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Bu açıklamalar ışığında; Tanık beyanları, dernek üyeliği kayıtları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün operasyonel faaliyetleri başlayıp gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki süreç de dahil olacak şekilde esnaf mütevelli heyetinde yer alan, deşifre olmamak amacıyla örgütsel yayın aboneliklerinin gizlilik tedbirine riayet edilerek yürütülmesinin kararlaştırıldığı örgütsel toplantı da dahil olacak şekilde örgütsel sohbetlere katılan, örgüte himmet, kurban, burs vb. adlar altında parasal yardımda bulunan, örgütle iltisaklı olduğu değerlendirilen derneğin organında görev alan, bu itibarla örgüt hiyerarşisine dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüttüğü anlaşılan sanığın, örgüt üyesi olduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.12.2023 tarihli 2022/33108 Esas ve 2023/10374 sayılı onama Kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.