Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/5662 E. , 2025/12825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/483 E., 2018/734 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında, askerlik hizmetinin yerine getirirken Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet etme ve örgüt propagandası yapma suçlarını işle
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/5662 E. , 2025/12825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/483 E., 2018/734 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında, askerlik hizmetinin yerine getirirken Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet etme ve örgüt propagandası yapma suçlarını işlediği iddiasıyla atılısuçlardan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde, Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet etme suçlarından beraat kararları, örgüt propagandası yapmak suçundan ise TCK'nın 220/8 ve 62/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karar istinaf edilmediğinden kesinleştirme işleminin yapıldığı anlaşılmıştır. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 07.03.2024 tarihli ve 94660652-105-36-32783-2022-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve 2024/31872 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/8 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ve 2017/483 Esas, 2018/734 sayılı Kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın askerlik hizmetini yerine getirdiği süre içerisinde, birlik içinde silahlı terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığından bahisle, terör örgütü propagandası yapmak suçundan Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli kararı ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesindeki "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, 3713 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi kapsamında kalan terör örgütünün propagandasını yapma suçuna bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, Somut olayda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ... 9'uncu Kolordu Komutanlığı'nın 08.07.2015 tarihli ve 2014/2079 Esas, 2015/798 sayılı iddianamesi ile sanığın askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada "birlik komutanlığında görevli diğer asker ve polislere molotof atacağını, Türkiye'nin Kürdistan olacağını, herkesin ...'nun önünde eğileceğini, kendisinin terör örgütü üyesi olduğunu, bölücü terör örgütü elabaşı ...'ı lider olarak gördüğünü, birçok yerde eylem yaptığını, ...'da eylem yapacağına kandile çıkacağını" şeklindeki söylemlerinin tanık beyanları ile desteklenerek eyleminin sabit olduğundan bahisle hakkında kamu davasının açıldığı, sanığın suça konu sözleri söylediğinin tanık beyanları ile doğrulandığının Mahkemenin 14.11.2018 tarihli kararı ile sanığın terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 3713 sayılı Kanun'un 7/2. maddesine kapsamında kaldığı ve yargılama yetkisinin ağır ceza mahkemesinde olduğu cihetle, görevsizlik kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Sanığın, 06.05.1992 ... doğumlu olduğu, kendi beyanına göre ilkokul mezunu olup, düzenli bir işte çalışmadığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın, askerlik görevini yerine getirirken "birlik komutanlığında görevli diğer asker ve polislere molotof atacağını, Türkiye'nin Kürdistan olacağını, herkesin ...'nun önünde eğileceğini, kendisinin terör örgütü üyesi olduğunu, bölücü terör örgütü elebaşısı ...'ı lider olarak gördüğünü, birçok yerde eylem yaptığını söylediğini, ...'ta askerlik yapacağıma kandile çıkarım daha iyi, ...'nun askerleriyiz, ben davam içim herşeyi yaparım, gerillaların yanına gideceğim" şeklinde söylemlerde bulunduğunun tespit edilmesi üzerine Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet etme ve örgüt propagandası yapmak suçularında cezalandırılması istemiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı ...'uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın 08.07.2015 tarihli ve 2014/2079 Esas iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. 3.Yapılan yargılama neticesinde, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ve 2017/483 Esas - 2018/734 Karar sayılı kararıyla Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet etme suçlarından beraat kararları, örgüt propagandası yapmak suçundan ise 5237 sayılı TCK'nın 220/8 ve 62/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 4.Sanığın yokluğunda verilen söz konusu hükme ilişkin gerekçeli karar, sanığın sorgu sırasında beyan ettiği ve aynı zamanda UYAP'ta MERNİS adresi olarak da gözüken ... Mahallesi ... Sokak No:... adresine 10.12.2018 tarihinde tebliğe çıkartılmış, imzadan imtina eden sanığın annesinin beyanına göre, oğlu olan sanığın yurtdışında bulunduğu gerekçesiyle tebliğ evrakı teslim alınmadan 26.12.2018 tarihinde iade edilmiştir. 5.Kararı veren Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bu kez, gerekçeli karar 15.01.2019 tarihinde aynı adrese sanığın annesi olan ...'e vasi sıfatıyla tebliğe çıkartılmış ve 11.02.2019 tarihinde muhataba bizzat tebliğ edilmiştir. 6.Söz konusu karara karşı istinaf isteminde bulunulmamış olması nedeniyle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 19.02.2019 tarihinde kesinleştirme işlemi yapılmıştır. 7.Kararın infazı sırasında tereddüt hasıl olması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2022 tarihli yazısıyla, sanık hakkında 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesinden hüküm kurulup kurulmadığı ve infazın ne şekilde yapılacağına ilişkin ek karar verilmesi için Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinden talepte bulunulmuştur. 8.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2017/483 Esas sayılı yazısıyla, sanık hakkında 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesi uyarınca yargılama yapılması gerektiği, bu suçtan yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemelerine ait olduğu, mahkemelerinin görevsiz olduğu halde yargılama yapılarak önceki hükmün verildiği belirtilerek söz konusu kararın kanun yararına bozulması talep edilmiştir. 9.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 07.03.2024 tarihli ve 94660652-105-36-32783-2022-KYB sayılı yazısı ile Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ve 2017/483 Esas, 2018/734 sayılı Kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve 2024/31872 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 5237 sayılı TCK'nın 220/8., 3713 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi, 5235 sayılı Kanun'un 12., 7201 sayılı TK'nın 11. ve 4721 sayılı TMK'nın 471. maddeleridir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı, iddianame anlatımı ve mahkeme kabulüne göre sanığa isnat edilen eylemin 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesinde düzenlenen terör örgütü propagandası yapmak suçunu mu yoksa 5237 sayılı TCK'nın 220/8 maddesinde düzenlenen örgüt propagandası yapmak suçunu mu oluşturacağı ile hüküm veren mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin ise de; öncelikle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen hükmün usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin ve uyuşmazlığın kanun yararına bozma yoluna konu edilip edilemeyeceğinin incelenmesi gerekmektedir. Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438 - 2012/141 sy. 10.05.2011 tarih 6-80-90 sy. 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy. 15.06.2010 tarih 9-117-146 sy. 23.06.2009 tarih 9-30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesi nedeniyle bu amaçlara hizmet etmeyen, sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11'in maddesinin üçüncü fıkrasında; kanuni temsilcileri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligatın, kanunlara göre muhatabın bizzat kendisine yapılması gerekmedikçe bu temsilcilere yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 407’nci maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılan her erginin kısıtlanacağı; 448'inci maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin, vesayet altındaki kişiyi tüm hukukî işlemlerinde temsil edeceği; 471'inci maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ...'in uyuşmazlığa konu olayda yargılanması sırasında, daha önce işlemiş olduğu başka suçlardan dolayı hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, bu nedenle Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/638 Esas, 2017/826 sayılı Kararıyla, 4721 sayılı TMK'nın 407 inci maddesi gereğince hapis hali sona erinceye kadar kısıtlanmasına ve aynı Kanun'un 335/2 nci maddesi gereğince annesi ...'in velayeti altında bırakılmasına karar verildiği, bununla birlikte UYAP üzerinden yapılan kontrollerde sanığın, başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Boğazlıyan Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndan uyuşmazlığa konu işbu hüküm verilmeden önce 23.07.2018 tarihinde tahliye edildiğinin anlaşıldığı, sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın bildirdiği en son adresine tebliğe çıkartıldığı ancak ikamette bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemediği, bu kez aynı adrese vasi sıfatıyla annesi ... adına tebliğ evrakı gönderilerek gerekçeli kararın tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; gerekçeli kararın vasi sıfatıyla sanığın annesine tebliğ edildiği 11.02.2019 tarihinden önce 23.07.2018 tarihinde sanığın cezaevinden tahliye edilmiş olduğu, hem 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 471'inci maddesinin emredici hükmü hem de Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/638 Esas, 2017/826 sayılı Kararına göre sanık ile annesi arasındaki vasilik ilişkisinin hapis hali sona erinceye kadar geçerli olduğu, tebliğ tarihinde sanığın vasisi ve sanık reşit olduğu için velisi konumunda da olmayan sanığın annesine vasi sıfatıyla yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve hükmün kesinleşmediği tespit edilmekle, henüz kesinleşmeyen inceleme konusu hükmün olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. II.KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, merciine gönderilemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.