İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/6038 Karar: 2024/15652 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/6038 K.2024/15652

3. Ceza Dairesi 2024/6038 E. , 2024/15652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/202 - 2023/260 SUÇ :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 39/2-c,

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/6038 E. , 2024/15652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/202 - 2023/260 SUÇ :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 39/2-c,

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/6038 E. , 2024/15652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/202 - 2023/260 SUÇ :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 39/2-c, 53, 63 maddelerinden mahkumiyetine; sanıklar ... ve ...'ün silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 maddelerinden mahkumiyetlerine; sanıklar ... ve ...'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddelerinden mahkumiyetlerine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, ilk derece mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp, bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, I-Katılanlar TBMM Başkanlığı, MİT Başkanlığı ile T.C. ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1-Katılan TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz istemi ile ilgili olarak; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun niteliği itibariyle bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu suç yönünden katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı; 2-Katılanlar MİT Başkanlığı ile T.C. ... vekillerinin temyiz istemleri ile ilgili olarak; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının niteliği itibariyle bu suçlardan doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu suçlar yönünden katılma ve hükümleri temyiz etme hakları bulunmadığı anlaşılmakla, Katılanlar vekillerinin bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz istemlerinin reddi nedenleri belirlenmekle, işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; II-Sanık ...'ın Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1-Sanık ... ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından menfur darbe girişiminin gerçekleştirildiği 15 Temmuz 2016 tarihinde Balıkesir İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay olarak görev yapan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir kriptolu haberleşme ağı olan Bylock uygulamasını kullandığı tespit edilen, örgütün mahrem imamları ile operasyonel hatlar üzerinden irtibat kuran, Harekat Yıldırım koduyla yayınlanan sözde sıkıyönetim direktifinde ... 1. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı görevine atanan ve bu itibarla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan sanığın, olay tarihinde yıllık izinde olmasına rağmen ilk önce Birliğine geldiği, daha sonra sözde sıkıyönetim bildirisinde Balıkesir Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan Balıkesir Bakım Okulu ve Eğitim Merkez Komutanı ve İl Garnizon Komutanı Tümgeneral ...'in çağrısı ile Bakım Okul Komutanlığına gittiği, burada üst rütbeli subaylarla bir araya geldiği, ... ve Balıkesir Astsubay Meslek Okul Komutanı Tuğgeneral ... ile görüştüğü ve kendi aralarında konuştukları, daha sonrasında ...'in araçların durumunu sorduğu, bu talimatı sonrasında 5 tank, 1 tırtıllı kurtarıcı ve 3 kamyonun revir ile Mühimmat Kurulu Başkanlığı arasındaki yola tek sıra halinde dizdirildiği, sanığın da içinde olduğu rütbeli grubun Karargah binasındaki ... Balıkesir salonuna geçip oturdukları, masaya Balıkesir şehir haritasının açıldığı, Garnizon Komutanı ...'in şehrin kaç giriş çıkışının olduğunu, Birlikteki araç durumunu, çevrede hangi muharip birliklerin var olduğunu ve ihtiyaç durumunda Motorlu Piyade Tugayından takviye istenip istenmeyeceğini sorduğu, Balıkesir Valisi ile yaptığı görüşmede Valinin "Devletin tarafında mısın yoksa darbecilerin tarafında mısın" sorusuna ...'in "EDOK Komutanına bağlıyım" diyerek ısrarla yollarda ve kışlanın önünde ... ve darbe girişimine engel olmaya çalışan araçların kaldırılmasını istediği, bu sırada sanık ...'ın ...'in yanında bulunduğu, İl Valisinin sanık ...'ı da aradığı, ancak sanığın İl Valisinin telefonlarına yanıt vermediği ve tanık beyanlarına göre sözde atama emri ile atandığı ... Komando Tugay Komutan Yardımcısı ...'ı arayarak ''bak söylediklerim çıkıyor, beni de oraya Tugay Komutanı yapmışlar, yine beraberiz'' şeklinde konuşma yaptığının sabit olduğu anlaşılmakla, Birlik içerisinde darbe girişimine yönelik hazırlık yapmaktan ibaret eylemlere iştirak eden sanığın, Balıkesir ilinde herhangi bir askeri hareketliliğin yaşanmadığı da nazara alındığında somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmasını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmesi nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan, ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanığın eylemlerinin, TCK'nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçunu oluşturduğu yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla; Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanığın suçun icrasına başlanmasından sonra darbe girişimine katılma iradesini açıkça ortaya koyan eylemleri, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bir bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğundan, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfının tayin edildiği, incelenen dosya kapsamına göre Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçunun sübutunun kabul edildiği ve bu kapsamda sanığın savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafisi ile katılan TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden; 2-Sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak; Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ün temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden; CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz itirazlarının esastan reddiyle mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA, dava dosyasının Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla