Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/2073 E. , 2025/19114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2033 E. - 2019/1166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/56 E. - 2018/222 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/2073 E. , 2025/19114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2033 E. - 2019/1166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/56 E. - 2018/222 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2.cümle, 53, 62, 51, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.02.2024 tarihli ve 2022/630 esas, 2024/2777 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 tarihli ve KD- 2025/726 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 tarihli ve KD- 2025/726 sayılı Karar Düzeltme itirazı; " İtiraza konu uyuşmazlık, sanık hakkında verilen cezanın TCK'nın 51 inci maddesi gereğince ertelendiği ancak ondan daha lehe olan ve yasal şartları oluşmasına rağmen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hükümlerinin değerlendirilmediğine ilişkindir. Sanık müdafii itiraz dilekçesinde özetle; sanık hakkında verilen hapis cezası Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca ertelenerek 2 yıl denetim süresi öngörülmüştür. Ertelemeye ilişkin kararda; "sanığın sabıksız oluşu, dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaatin oluşması nedeniyle sanığa verilen hapis cezasının 5237sayılı T.C.K’nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine" denilmek suretiyle yerel mahkemece sanığın tekrar suç işlemeyeceğine yönelik kanaat oluştuğu açıkça belirtilmiştir. Bununla beraber sanığın daha lehine olan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması neden karar verilmediği açıklanmamıştır. Bu şekilde gerçekleşen yargılama safahatine göre, sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci ve devamı maddeleri uyarınca sanığın daha lehine olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, aleyhine sonuç doğuran Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarına ertelemeye karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanması gerektiği, Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında vurgulandığı üzere kesinleşen hükümlerde 647 sayılı Yasanın 4 ve 6 veya 5237 sayılı TCY’nın 50 ya da 51 inci maddelerinin uygulanmış ya da uygulanmamış olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda değerlendirme yapmaya engel oluşturmadığı, Zira, anılan kişiselleştirme kurumlarının uygulanması, istisnalar dışında mahkemenin takdirine bağlı olduğu halde buna karşın koşullu düşme nedenlerinden birini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı re’sen değerlendirme yapmayı zorunlu kıldığı,... Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2013 gün ve 2012/13–1308 esas, 2013/8 sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığa ve suça ilişkin şartların varlığı halinde, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasına imkan sağlayan ve bu yönüyle sanık lehine sonuç doğurduğunda şüphe bulunmayan ve cezanın ertelenmesi veya paraya çevrilmesinden daha lehe olduğu da aşikâr olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı, 25.07.2010 tarihinden önce resen, 25.07.2010 tarihinden sonra ise sanığın 5271 sayılı CMK'nın 231/5 inci maddesinin uygulanmaması yönünde açık bir beyanının bulunmaması halinde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olan, seçenek yaptırıma veya tedbire çevirme ya da erteleme hükümlerinden önce yerel mahkemece ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğinden, Yüksek Daire kararına karşı sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sair temyiz istemlerinin reddine, ancak; Ertelemeye ilişkin kararda; "sanığın sabıksız oluşu, dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde bir kanaatin oluşması nedeniyle sanığa verilen hapis cezasının 5237sayılı T.C.K’nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine" denilmek suretiyle yerel mahkemece sanığın tekrar suç işlemeyeceğine yönelik kanaat oluştuğu açıkça belirtilmiş olup, karar içeriğinde sanığın daha lehine olan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması neden karar verilmediği açıklanmadığı anlaşılmakla, sanık lehine sonuç doğurduğunda şüphe bulunmayan ve cezanın ertelenmesi veya paraya çevrilmesinden daha lehe olduğu da aşikâr olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenleYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27.02.2024 tarihli ve 2022/630 esas, 2024/2777 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarih, 2018/2033 esas, 2019/1166 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.