İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4096 K.2025/25638

Kanun'la değişiklik yapılması üzerine sanık tarafından uyarlama yargılaması yapılmasının talep edilmesi üzerine, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2012 tarihli ve 2012/99 esas - 2012/232 sayılı ek kararıyla, sanığın daha önceki hükümle 6 yıl 3 ay…

Esas2025/4096Karar2025/25638Tarih4 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.449 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2025/4096 E., 2025/25638 K.

Karar tarihi
4 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2012/99 E., 2012/232 K
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması 5237 sayılı TCK'nın 220/7. maddesinde 6352 sayılı

Karar Detayı

1.449 kelime·7 dk okuma

Kanun'la değişiklik yapılması üzerine sanık tarafından uyarlama yargılaması yapılmasının talep edilmesi üzerine, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2012 tarihli ve 2012/99 esas - 2012/232 sayılı ek kararıyla, sanığın daha önceki hükümle 6 yıl 3 ay olarak belirlenmiş cezasında, TCK'nın 220/7. maddesinde yapılan değişik kapsamında indirim yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nın 58/9. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın sanığa usulüne uygun şekilde tefhim edildiği ve temyiz kanun yoluna başvuru yapılmadan kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.05.2025 tarih ve 94660652-105-34-5821-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve 2025/62838 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin.

"Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/7. maddesi yollaması ile 314/2, 62/1 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 5. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2007 tarihli ve 2006/61 esas, 2007/3 sayılı kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/04/2010 tarihli ve 2008/12580 esas, 2010/4505 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip,

6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan yeniden değerlendirme talebi üzerine yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 220/7. maddesi yollaması ile 314/2, 220/7,

62/1 ve 3713 sayılı Kanun'un 5. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ilişkin İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2012 tarihli ve 2012/99 esas, 2012/232 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/4596 esas, 2019/2473 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, ancak örgüt mensubu suçlular hakkında uygulanabilen ve 5237 sayılı TCK'nın 6/1-j maddesinde tanımlanıp tahdidi olarak sayılan;

suç örgütü kuran, yöneten, örgüte katılan/üye olan veya örgüt adına suç işleyenlerden olmadığı için örgüt mensubu sayılmayan, hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden sanıklar hakkında verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 17/1. maddesi delaleti ile 5275 sayılı Kanun'un 107/4 ve 108. maddeleri gereğince infaz edilmesi gerekmekte ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği ve adlî sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin tatbik edilemeyeceği gözetilmeden,

yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Sanık ...'in 02.01.1976 Mardin doğumlu olduğu, serbest meslek çalışanı olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir.

2.Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2006 tarihli ve ... numaralı iddianamesiyle, sanığın yakalandığında elinde taşıdığı poşetler içerisinde, üzerinde "Öcalan İrademizdir" yazılı 170 adet tişörtün ele geçirildiği, bu şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği belirtilerek TCK'nın 220/6-7, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

3.Yapılan yargılama neticesinde İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 29.01.2007 tarihli ve 3006/61 esas - 2007/3 sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği sabit görülerek TCK'nın 314/son maddesi yollamasıyla 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 ve TCK'nın 62. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,

verilen bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.04.2010 tarihli ve 2008/12580 esas - 2010/4505 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

4.6352 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile TCK'nın 220/7. maddesinde değişiklik yapılması üzerine, sanığın uyarlama yargılaması yapılması talebiyle dosya yeniden ele alınmış, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması neticesinde İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2012 tarihli ve 2012/99 esas - 2012/232 sayılı ek kararı ile sanığın TCK'nın 314/3 ve 6352 sayılı Kanun'la değişik 220/7. maddesi, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi ve TCK'nın 62. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

ayrıca TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın sanığa duruşmada usulüne uygun şekilde tefhim edildiği ve 27.09.2012 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

5.Sanık tarafından sunulan 02.11.2023 tarihli dilekçe üzerine Adalet Bakanlığının, 15.05.2025 tarihli ve 94660652-105-34-5821-2024-Kyb sayılı yazısı ile İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2012 tarihli ve 2012/99 esas - 2012/232 sayılı ek kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın 220/7. maddesinde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu, TCK'nın 58. maddesinde tekerrür hükümleri, 5275 sayılı Kanunun 98. maddesinde mahkumiyet hükmünün yotumu ve infaz ile ilgli kararlar düzenlenmiştir.

D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın özü, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, TCK'nın 58/9. maddesi gereğince tekerrür ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.

Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.20 12... /10-438 - 2012/141 sy. 10.05.20 11... -80-90 sy. 14.12.20 10... -210-259 sayılı 15.06.20 10... -117-146 sy.

23.06.20 09... -30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinde, olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Ciddi boyuta ulaşmayan, maddi meseleye ilişkin olan, hakimin kanaat ve takdir yetkisi kapsamında kalan hususlar ile infaz aşamasında, soruşturma ya da kovuşturma safhasında alınacak bir kararla giderilebilecek nitelikte olanlar gibi başka bir yol ve yöntemle giderilmesi mümkün olan hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma konusu olamayacağı kabul edilmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.11.2019 tarihli 2018/12-370 esas - 2019/654 sayılı kararında; hükmün bünyesine dahil bir hukuka aykırılığın 5275 sayılı CGTİK'in 98/1. maddesi uyarınca mahkemesinden bir karar istenilmesi yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığı, temyiz edilmeden kesinleşen buna benzer hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma yoluyla giderilebileceği kabul edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.11.2018 tarihli 2016/6-1177 esas - 2018/495 sayılı kararında; örgüte yardım etme suçunun yalnızca temel cezanın belirlenmesi yönünden örgüt üyeliği suçuna atıf yapılıp örgüte üye olma suçundan ayrı ve bağımsız bir suç tipi olarak düzenlendiği, örgüte yardım eden kişinin örgüt üyesi olarak kabul edilemeyeceği, yine örgüte yardım eden kişinin TCK’nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde belirtilen örgüt mensubu suçlular arasında sayılmadığı,

örgüte yardım etme kastıyla, örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen ve 3713 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan suçlar yönünden sanığın tehlikelilik hâlinin de örgüt mensubu suçlu olup olmadığına göre belirlenmesinin gerekeceği hususu ile birlikte değerlendirildiğinde, örgüt mensubu suçlu olmayan sanık hakkında örgüte yardım etme ve azmettirdiği tehdit suçları yönünden TCK'nın 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanma imkânının bulunmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/4596 esas - 2019/2473 sayılı kanun yararına bozma kararının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde.

Sanığın üzerine atılı eylemlerin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği, bununla birlikte sanık hakkında verilen cezanın TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedildiği,

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.11.2018 tarihli 2016/6-1177 esas - 2018/495 sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/4596 esas - 2019/2473 sayılı kanun yararına bozma kararlarında belirtildiği üzere, örgüte yardım etme suçunun yalnızca temel cezanın belirlenmesi yönünden örgüt üyeliği suçuna atıf yaptığı ve örgüte üye olma suçundan ayrı ve bağımsız bir suç tipi olarak düzenlendiği,

örgüte yardım eden kişinin örgüt üyesi olarak kabul edilemeyeceği, yine örgüte yardım eden kişinin TCK’nın 6/1. maddesinin (j) bendinde belirtilen örgüt mensubu suçlular arasında da sayılmadığı, bu nedenle örgüt mensubu suçlu olmayan sanık hakkında örgüte yardım etme suçu yönünden TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

II.KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2012 tarihli ve 2012/99 esas - 2012/232 sayılı ek kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4096
Karar No
2025/25638
Tarih
4 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4090 K.2025/23130
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4088 K.2025/20131
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4087 K.2025/22138
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4080 K.2025/21412
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4069 K.2025/18131
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4058 K.2026/803

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.