Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2026/504 E. , 2026/9082 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli, 2018/120 esas, 2019/111 sayılı kararı KARARI : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli, 2019/1094 esas, 2021/100 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2026/504 E. , 2026/9082 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli, 2018/120 esas, 2019/111 sayılı kararı KARARI : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli, 2019/1094 esas, 2021/100 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.11.2025 tarih, 2025/2099 esas, 2025/26805 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.01.2026 tarihli ve KD - 2021/26101 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.01.2026 tarihli ve KD - 2021/26101 sayılı yazısında: " İtirazın konusu, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesince bozma kararı verilmesi üzerine bu ilama karşı suçun sübut bulması nedeniyle onama kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CMK'nın 308. maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine itiraz olağanüstü kanun yolunun etkisiz hale getirilmesine yol açacak şekilde değişik gerekçeyle bozma kararı verilip verilemeyeceği hususunun belirlenmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyize konu edilmesi üzerine, Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesince beraat gerekçesi ile bozma kararı verilmiş olup, iş bu ilama karşı suçun sübut bulduğu ve hükmün onanması gerektiği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi üzerine, her ne kadar Yüksek Dairece suçun sübutu yönündeki itirazımız haklı bulunmuş ise de, sanık hakkında fazla ceza tayini gerekçe gösterilerek farklı bir gerekçeyle bozma kararı verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 308/1. maddesi Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen kararlara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraza gidilebileceğini, lehe itirazlarda süre aranmazken, aleyhe itirazlarda ise ilamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihten itibaren bir aylık yasal süre içinde itiraz edilebileceğini düzenlemiştir. Aynı kanunun ikinci fıkrası ise, "Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir." hükmünü içermektedir. Söz konusu hükmün ilgili kanunun Üçüncü Kısım Olağan Üstü Kanun Yolları, Birinci Bölüm'de yer aldığı, bu bağlamda maddenin düzenlendiği bölüme, diğer maddeler karşısındaki duruma ve ilgili kanunun genel sistematiğine bakılarak yapılacak olan bir sistematik yorum, yahut kanunun düzenleniş amacına göre yapılacak amaçsal bir yorum veya kanunun lafzına bakılarak yapılacak olan bir lafzi yorumda dahi söz konusu itirazın olağan üstü bir yol olduğunda şüphe bulunmadığı, olağan kanun yolu olan temyiz incelemesinde bile CMK'nın 294. maddesi gereği sanık, müdafii, lehe yahut aleyhe Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerini bildirmek zorunda olduğu, 296. maddesinde "temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptanırsa, temyiz istemini reddedileceği, son olarak 301. maddesinde "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapacağı " belirtilmiştir. Belirtilen kanun maddelerinden de anlaşılacağı üzere olağan kanun yolu olan temyiz incelemesinde dahi sadece ilgilinin temyiz sebepleri ile bağlı kalınarak inceleme yapılabileceği görülmekte olup, olağan üstü bir kanun yolu olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının ilgili ceza dairesine itirazda belirtilen sebepler dışında inceleme yapıp karar verme yetkisini vermeyeceği, aksi bir kanaatte Yargıtay ceza daireleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki hukuki bir görüş ayrılığı nedeniyle verilen kararların defaatle itiraza maruz kalacağı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aleyhe yapılacak bir itirazda, Yargıtay Ceza Dairesinin farklı bir gerekçe ile itirazı kabul edip hükmü Başsavcılığın onama görüşünden farklı olarak bozma nedeni yapması halinde dosya ilk derece mahkemesine gittiğinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilmeme ihtimali durumunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK'nın 308. maddesinde belirtilen olağanüstü kanun yetkisinin işlevsiz hale geleceği, ilgili Yargıtay dairesi tarafından belirtilen şekilde itiraz kanun yolunun etkisiz hale getirilmesine yol açacak biçimde yeniden ve değişik gerekçeyle bir bozma kararı verilmesinin olanaklı görülmediği, dolayısıyla CMK'nın 308. maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine itirazın kabul edilmesi halinde itiraz doğrultusunda bir karar verilmesi, aksi hallerde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerektiği değerlendirilerek Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin farklı gerekçe ile hükmün bozulması yönündeki karara itiraz edilmesi gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- İtirazımızın KABULÜ ile, 2- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.11.2025 tarihli ve 2025/2099 esas, 2025/26805 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2019/1094 esas, 2021/100 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ONANMASI, 4- İtirazımız yerinde görülmediği yahut itiraz sebepleri dışında bir değerlendirme düşünüldüğü takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308 inci maddesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ceza dairelerinin kararlarına karşı itiraz edebilir; ilgili ceza dairesi itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na göndereceği düzenlenmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Dairemizin ilk itiraz üzerine verdiği karara karşı ikinci kez itiraz ederek, Dairemizce itirazın değişik gerekçe ile kabul edilemeyeceğini, kararın itiraz gerekçesi dışına çıkılarak tesis edildiğini, bu suretle CMK'nın 308. maddesi kapsamında "kabul"den söz edilemeyeceğini ve dosyanın doğrudan Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ceza yargılamasında ve temyiz incelemesinde; hukuki nitelendirme ile bağlı olunmadığı, Yargıtay incelemesinin ileri sürülen sebeplerle sınırlı olmadığı, hukuki denetimin re'sen yapıldığı ve ileri sürülen hukuki nedenlerle bağlı kalınmaksızın dosya kapsamına göre doğru hukuki sonuca ulaşılmaya çalışıldığı açıktır. Bu itibarla, Dairemizce ilk itiraz üzerine verilen kararın, farklı hukuki gerekçeye dayanması, CMK'nın 308. maddesine aykırılık sonucu doğurmaz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, öz itibarıyla, Dairemizce yapılan hukuki değerlendirmeye katılmamaktan ibaret olup, CMK'nın 308. maddesinin öngördüğü anlamda yeni ve bağımsız bir hukuka aykırılık ortaya koymamaktadır. İtirazın bu haliyle kabulü, Yargıtay dairelerinin hukuki denetim yetkisini, ileri sürülen gerekçelerle sınırlı ve şekli bir incelemeye indirgemek sonucunu doğurması nedeniyle; temyiz incelemesinin niteliği ve amacıyla bağdaşmaması sonucunu getirecektir. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, hukuki dayanak ve isabetten yoksun bulunarak yerinde görülmemiştir. III- KARAR: 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarih, 2025/2099 esas, 2025/26805 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.