İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2005/2269 K.2005/3102

Dava dilekçesinde 13.622.266.000 lira faiz alacağının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2005/2269Karar2005/3102Tarih17 Mart 2005Okuma5 dk · 965 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2005/2269 E., 2005/3102 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

965 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Dava dilekçesinde 13.622.266.000 lira faiz alacağının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

I) UYUŞMAZLIK KONUSU OLAY

Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline ait taşınmazların DSİ V.Bölge Müdürlüğü tarafından A.....Barajı nedeni ile kamulaştırdığı, davacının kamulaştırma bedellerini almayarak kendisine konut verilmesini talep ettiği, bu.nedenle toplam 8.234.879.000 lira kamulaştırma bedelinin davalı K.....Hizmetleri Genel Müdürlüğü Iskan Fonuna yatırıldığı, davalı idarenin bu parayı konut yapımı için 5 yıl boyunca hesabında tuttuğu, bu süre boyunca konut yapımını gerçekleştiremediği gibi müvekkiline sadece kamulaştırma bedelini ödeyerek tüm yükümlülüklerinden kurtulmak istediği,

kamulaştırma bedelinin davacının talebi üzerine 14.7.2003 tarihinde kendisine ödendiği, ancak davalı idarenin bu tarihe kadar işlenmiş olan faizi ödemediği ileri sürülerek, toplam 13.622.266.000 lira faiz alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; idarenin 2510 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca iskan duyurusu yapması üzerine davacının müracaat ederek aynı kanunun EK-10. maddesi gereğince iskana tabi olmak üzere hak sahibi olduğunu ve kamulaştırma bedelinin tamamının TC.

Z....Bankasındaki özel iskan Fonu hesabına yatırılmasına muvafakat ettiğini, ancak daha sonra planlar çizilmesine rağmen söz konusu konutların yapımının ödenek.tahsis edilmemesi nedeni ile 2000-2001 yılı yatırım programına alınmadığını,.2002 yılı yatırım programına da teklif edildiğini, bu aşamada davacının 19.12.2002 tarihli dilekçesi ile müracaat ederek 2510 SK' nun Ek-11. maddesi kapsamında kendisine arsa tahsisini istediği,

bu talep üzerine yeniden Ek-11. maddeye göre hak sahipliğine karar verildiğini, bedeli mukabilinde de arsa tapusunu aldığını, kaldı ki konuya ilişkin yasal prosedürün tamamlanması için pek çok kurum ve kuruluştan ön izin alınması gerektiği, bu nedenle yasal faiz talebine ilişkin davanın yasal dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davacının talebi üzerine kamulaştırma bedelinin 14.7.2003 tarihinde kendisine iade edildiği, bu sırada faizin talep edilmediği gibi faiz alacağına ilişkin fer-i hakların da saklı tutulmadığı, asıl alacağın tahsili ile fer-i alacakla ilgili hakların da sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Somut olayın yukarıda açıklanan içeriği çekişme konusu değildir. Öte yandan, davacının bedeli mukabilinde arsa tapusunu aldığı ileri sürülmüş ise de kendisine herhangi bir arazi tahsisi yapılmadığı Ç.... Tapu Sicil Müdürlüğünün 5.11.2003 tarihli yazılarından anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık; dava dilekçesinde faiz olarak nitelendirilen istemin gerçekten de asıl alacağa bağlı fer-i bir hak olan "faiz" mi, yoksa borç ilişkisinin içerdiği asıl hak olan "alacak hakkı" mı olduğu noktasındadır.

Bu durumda, davacının gerçekleşmesini umduğu bir nedene dayalı olarak yaptığı ödemenin, nedenin gerçekleşmemesi halinde kazanımda bulunan taraf yönünden sebepsiz bir zenginleşme olup olmayacağı ve zenginleşme ile iade borcunun kapsamının nelerden ibaret olacağı tartışmalıdır.

II) GERÇEKLEŞMEYEN NEDENE DAYANAN ZENGİNLEŞMELER

Borçlar Kanununun 61 ve devamı maddelerine göre; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak "sebepsiz zenginleşme" gerçekleşebilir.

Kazandırma yapılırken ortada bir hukuksal neden bulunmamakla birlikte, ileride gerçekleşecek bir neden gözönüne alınmışsa, bunun gerçekleşmemesi üzerine "gerçekleşmeyen nedene dayanan zenginleşme" söz konusu olur.

Geciktirici şarta bağlı bir sözleşmeden doğacak borcun önceden ifa edilmesi böyledir. Örneğin bir eda, gelecekteki bir alacağın ifası amacıyla yerine getirilmesine karşın mukabil alacak doğmadığı takdirde veya bir eda, kararlaştırılan karşılık bir edanın gerçekleştirilmesi umudu ile yerine getirildiği ve fakat karşılık eda yapılmadığı takdirde hüküm ve keyfiyet böyledir. (Andreas von Tuhr, Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı, cilt 1-2, çev. Cevat Edege, Ank.1983,sh.428; Öz, Turgut: Öğreti ve Uygulamada Sebepsiz Zenginleşme, İst. 1990, sh.98; Oğuzman, M.Kemal/Öz, M.Turgut, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, İst. 1995, sn.721; Serozan, Rona:lfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme, lst.2002, sh.281)

Sebepsiz zenginleşme hangi yolla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.

İktisap edilen şeyin getirdiği semereler ve sağladığı diğer yararlar zenginleşmenin kapsamına girer. Buradaki medeni semere kavramı faiz ve kira gibi unsurları ifade eder. Sebepsiz zenginleşmenin bir miktar paradan ibaret olduğu hallerde "faiz" elde edilebilecek tek medeni semere olmasa bile, davada olduğu gibi zenginleşenin bu parayı ne şekilde değerlendirdiği yönünde herhangi bir açıklığın bulunmadığı hallerde, ekonomik katkının belirlenmesinde hukuksal bir ölçü olarak faiz kavramı esas alınmalıdır.

Ayrıca, konusu para olan kazanımlarda sebepsiz zenginleşenin daha yüksek veya daha düşük oranda faiz elde ettiği ortaya konulamamış ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarih ile iadenin gerçekleştiği tarih-arasında yasal faiz oranındaki faizin iade yükümüne dahil olduğu kabul edilmelidir. Kaldı ki; davalının gerçekte bu paradan faiz geliri elde etmiş olup olmaması da sonuca etkili görülmemelidir. Davalının malvarlığına giren parayı faiz dışı yollarlada olsa kullandığı ve ondan yarar sağladığı hayatın olağan akışının bir sonucudur ve kullanma sonuç itibariyle paradan medeni semere elde etme anlamını taşıdığından, davalının elde etmiş sayılacağı bu medeni semereleri geri verme borcu bulunmaktadır.

III) ASIL BORCUN SONA ERMESİNİN SONUÇLARI

Borcun sona ermesi, alacağa bağlı fer'i hakların da düşmesine yol açar (BK.mad. 113/1).

Asıl borç sona erdikten sonra artık yeni faiz işlemeyeceği gibi, ilke olarak işlemiş faizleri isteme hakkı da düşer. Fakat, alacaklı faiz alacağını saklı tuttuğunu beyan etmiş ise veya halin icabından faiz alacağının sona ermeyeceği anlaşılıyorsa,asıl borcun düşmesi işlemiş faiz alacağının düşmesini gerektirmez (BK.mad. 113/2).

Kural, asıl borçla birlikte buna bağlı fer'i hakların da sona ermesidir (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, c-2, ist.1999, sh.1292). Borç ilişkisi (faiz gibi) asıl hakla birlikte bazı fer'i hakları da içerir. Fakat uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafın dilekçesinde söz konusu ettiği ye (faiz) olarak tanımladığı istem, fer'i bîr hak (faiz) olmayıp, borç ilişkisinin içerdiği asıl hak, alacak hakkıdır. Zira alacak hakkının bîr kısmı, bir parçası değildir; tamamen kendisidir, yani asıl haktır.

O halde BK.mad.113'ün uyuşmazlık konusu olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV) SONUÇ

Mahkemece yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak işin esasına girilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.3.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2005/2269, K. 2005/3102, 17 Mart 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I) Uyuşmazlık Konusu Olay
  4. Iı) Gerçekleşmeyen Nedene Dayanan Zenginleşmeler
  5. Iıı) Asıl Borcun Sona Ermesinin Sonuçları
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2005/2269
Karar No
2005/3102
Tarih
17 Mart 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2005/2633 K.2005/3122
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2005/2657 K.2005/2817
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2005/2659 K.2005/2813
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2005/2699 K.2005/2819
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2005/2715 K.2005/2815
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2005/2720 K.2005/2816

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.