KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/19296 E., 2010/489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- ADANA 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/07/2009
- Numarası
- 2007/1630-2009/1236
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Dava dilekçesinde 1.813.71 YTL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, davalının taşınmazlarını 1999-2003 döneminde davacı birliğe ait kanallardan sulaması nedeniyle ödenmeyen 1.813,73 TL alacağın 6183 sayılı yasaya göre tahakkuk ettirilen 5.864,30 TL gecikme zammı ile birlikte tahsili için başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı, borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir davada taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK.md.6).Buna göre ispat yükü önce alacağın varlığını ileri süren davacı tarafa aittir. Davacı vekili, belge olarak mesaha kayıt cetvelleri ile askı ilan tutanaklarını sunmuştur.
Ne var ki; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldığı tarihteki değer veya kıymeti kırk milyon lirayı geçtiği (dava tarihi itibarıyla 460,00 TL) taktirde HUMK.nun 288.maddesi uyarınca ancak yazılı delil ile ispat edilebilir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; sulama konusu taşınmazların davalıya ait olmadığı, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davacının tek taraflı olarak düzenlediği cetveller dışında tüzük uyarınca davalı ile sulama için yazılı sözleşme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle,HUMK.nun 288.maddesi uyarınca davalının açık muvafakatı dışında tanık dinlenilebilmesine de olanak yoktur. Bu durumda davacının iddiasını ispat için ilgilisine (davalıya) yemin teklif etme hakkı verebileceği düşünülmeden, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/19296, K. 2010/489, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama