KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/19764 E., 2010/1600 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 2.551,05-TL.alacağın tahsili için girişilen takibe yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin kaldığı yerden devamı ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; kuyu atık su abonesi olan ve kullanmış olduğu su bedeli ile gecikme cezasından oluşan toplam 2.551,05 TL alacağı ödemeyen davalı şirketin, alacağın tahsili için başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri öne sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü temyiz eden davalı vekili, davaya konu borcun yargılama sırasında ödendiğini ileri sürerek ödemeye ilişkin belgelerini sunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188. maddesinde, “Hâkimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir. Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu da dikkate alınmalıdır. Dava hakkının varlığı ya da düşmüş bulunmasının incelenmesi, doğrudan hâkime verilmiş ödevlerdendir. Bu nedenle önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının tamam olup olmadığını Yargıtay kendiliğinden gözetebilir.
Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu sona erdiren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla yargılama aşaması henüz tamamlanmamış olduğundan borcu itfa eden belge değerlendirilmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada cevap vermeyerek davayı inkâr eden davalının bu savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez (HGK. 26.10.2005 tarih 2005/9–546 E. 2005/611 K.).
O halde, mahkemece; davalının temyiz aşamasında sunduğu ödemeye ilişkin belge incelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/19764, K. 2010/1600, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama