KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/21192 E., 2010/4367 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 28,735,65 YTL alacağın , 19.11.2007 tarihine kadar işlemiş faizi 30.067,15 YTL ile birlikte , asıl alacağa 19.11.2007 tarihinden itibaren işletilecek faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; Emekli Sandığından yetim aylığı alan davalının, SSK'da sigortalı çalıştığı tespit edildiğinden; muhtaçlık durumunun 1.9.1995 tarihinden geçerli iptal edilmesi nedeniyle, ödenen toplam; 28,735,65 TL'nin (1.9.1995-31.01.2007 tarihleri arası için) işlemiş faizi (30.067,15 TL) ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ; 28.337,34 TL asıl alacak ile 14.11.2007 tarihinde kadar işletilen 27.436,69 TL faiz alacağı toplamı 55.774,03 TL.sının 14.11.2007 tarihinden itibaren asıl alacağa yasal ve değişen faiz yürütülerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 5434 sayılı Kanunun 121/2. md. göre "Herhangi bir nedenle sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek 5 yıllık tutarları tahsil edilir. Tahsilin ne şeklide yapılacağı yönetmelikle düzenlenir " hükmüne yer verilmiştir. Kanun hükmü gereğince, 5 yıllık süre için davalıya yapılmış olan ödemelerin hesaplanarak borç olarak davalıdan talepde bulunulması gerekmektedir. Mahkemece, 10 yıllık süre için hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan borcun ne şekilde tahsil edileceği hususu Kanunun 121/2.md. dayalı olarak çıkartılan yönetmelikte; "madde 6-Yanlış beyanda bulunmak veya Gerçeğe aykırı belge ibraz etmek suretiyle ... Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nün yanlış işlem ve ödeme yapmasına sebebiyet verenler adına 5. md. hükmüne göre çıkarılan borç ile bu borca ödeme tarihi ile tahsil tarihi arasında geçen süre için hesaplanacak kanuni faiz olmak üzere toplam borç ; ...tahsil edilir. " şeklinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda ; davalının , davacı idareyi yanlış işlem ve ödeme yapmasına sebebiyet verecek bir davranışı ( yanlış beyanda bulunması veya gerçeğe aykırı belge ibraz etmesi ) söz konusu değildir. O halde , borcun yönetmeliğin 4. md. gereğince , " faizsiz" olarak hesaplanması gerekmektedir. Borcun tahakkuk ettirilmesinden sonra uygulanacak faiz ise; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre , (gecikme ) temerrüd faizidir.
Nedensiz zenginleşme nedeniyle gecikme faizi yürümesi için, borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Mahkemece, davacı idarenin; davalıya , dava konusu borcun ödenmesine ilişkin ihtarının tebliğ tarihinden itibaren faiz hesabının yapılması gerekirken; ödeme tarihlerinden faiz hesabı yapılmış olması da doğru görülmemiştir.
Yukarıdaki hususlarda yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/21192, K. 2010/4367, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama