KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/10234 E., 2010/11347 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 2.428 TL+500 TL maddi ve manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, aracı ile davalı ... adına kayıtlı aracın sürücüsü diğer davalı ...'ün kullandığı aracın 30.04.2006 tarihinde çarpışması sonucunda meydana gelen hasarın ödenmediğini ileri sürerek 2.428 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılara Tebligat Kanunu 35.maddesi gereğince dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap vermemişlerdir.
Mahkemece manevi tazminatın vazgeçme nedeniyle reddine, 2.428 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ...'ün dava dilekçesinde belirtilen adresine çıkarılan dava dilekçesi tanınmadığından iade edilmiş, adres araştırması sonucunda bildirilen adresin de polis karakolu olduğu anlaşılmış, aynı adrese Tebligat Kanunun 35.maddesine göre dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Yargılama sonucu verilen mahkeme kararı da ilk dava dilekçesinde belirtilen adresine tebliğ edilmiştir. (Komşusunun beyanına göre çarşıya gittiğinden muhtara teslim edilip, 2 nolu haber kağıdı yapıştırılıp, en yakın komşusuna haber verilmiştir.)
Dava dilekçesinin tanınmadığından bila tebliğ iade edildiği adreste, sonradan karar tebliğ edilmiştir.
Bu haliyle yapılan tebligatın Tebligat Kanununun 21 ve Tüzüğün 28.maddesine uygun olduğu söylenemez. Bu durumda davalıya dava dilekçesinin ve duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/10234, K. 2010/11347, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama