KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/12431 E., 2010/14837 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 100.000 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (hazine) vekili dava dilekçesinde; davalıya 1011 parsel üzerinde 2981 sayılı yasa gereğince hak sahibi kabul edilerek tapu tahsis belgesi verildiğini yapılan imar ıslah planı uyarınca 2100 Ada, 9 parselin tahsis edilerek belediyece davalıya satıldığını, davalının bu taşınmazın mülkiyetini devrettiğini, ancak yapılan araştırmada hak sahibi olma şartlarını taşımadığı anlaşıldığından 2981 sayılı yasa gereğince lehine düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edildiğini, böylece davalının 2981 sayılı Yasa gereğince mülkiyet kazanımının yasal dayanaktan yoksun hale geldiğini beyanla 100.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; “davacı hazinenin 2981 Sayılı Yasa kapsamında inceleme yaparak davalıya tapu tahsis belgesi verdiği, akabinde tapu tahsis belgesini iptal ettiği, ancak iptal edilme sürecinden evvel, 48 adet imar parselinin 2981 sayılı kanununun 10/c maddesi gereğince, dava dışı Didim Belediyesine devir edildiği, davalının çekişmeli taşınmazı bedelini ödemek suretiyle dava dışı belediyeden iyiniyetle satınaldığı, davacının dava açmakta da hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, davacı hazine tapu tahsis şartlarını taşımayan tahsisi iptal etmiş, ancak taşınmazın el değiştirmiş olması nedeniyle davalıdan tazminat talep etmektedir.
Davaya konu 48 adet imar parselinin 2981 sayılı yasanın 10/c maddesi gereğince hak sahiplerine dağıtılmak üzere Hazine tarafından bedelsiz olarak belediyeye devredildiği taşınmazın ilk maliki Hazine’nin bu davayı açabileceğinde kuşku yoktur.
Öte yandan, bu yerlerin amaç dışı kullanıldığı bu nedenle 2981 sayılı yasanın 13. maddesine göre hak sahibi olamayacağı; Davalı adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin aynı nedenle hazine tarafından iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle davalı tarafından idare mahkemesine açılan dava reddedilmiş, red kararı Danıştay'ca onanarak 11.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalıya yapılan tahsise ilişkin tahsis belgesinin iptal edilmesi ile hukuki işlemin dayanağı kalmamıştır.
2981 Sayılı Yasada tahsisin şartları belirtilmiş, 10/b maddesinde “hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re’sen iptal edilir.” hükmü ile tahsis kararının iptal edileceği hükme bağlanmıştır. İşte, olayımızda da sözü edilen yasal prosüdür işletilmiş ancak taşınmazın davalı tarafından 3.kişiye satıldığı anlaşılmıştır. Davalı taşınmazı üçüncü kişiye satmış olmakla satış bedeli kadar zenginleşmiştir. Maddi olgu bu şekilde belirlendikten sonra uyuşmazlığın nitelendirmesine gelince; dava BK.62.maddeden kaynaklanan bir “Haksız Zenginleşmenin İadesi” davasıdır.
Bu durumda, davalının dava konusu taşınmaza malik olmadığı koşulu kesinleşmiş bulunmakla, bu davanın reddi kararı doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre davalı tarafın sadece vekalet ücretine yönelik itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/12431, K. 2010/14837, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama