KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/13016 E., 2010/21160 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak toplam 38.000.00 TL ecrimisil alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah ile müddeabihin artırılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalılar vek. Av. ... ile ... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı vek. Av. ... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkilleri ile davalıların, dava konusu taşınmazda paydaş olduklarını; taşınmazdan davalıların yararlandığını, müvekkillerine hiçbir pay verilmediğini iddia ederek; 31.05.2000 tarihinden sonraki dönemle ilgili olarak, (fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere) 15.000 TL ecrimisilin ...'dan, 15.000 TL ecrimisilin ...'dan, 3000 TL ecrimisilin ...'dan 30.06.2000 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesi ile müddeabihin artırılmıştır.
Davalılar, zamanaşımı definde bulunmuşlar, esası bakımından da; davacıların açtığı davanın yasal dayanağının bulunmadığını, davaya konu bağımsız bölümlerin içinde insan oturmaya müsait olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalılar; ıslah edilen kısımla ilgili olarak da zamanaşımı definde bulunmuşlardır. Mahkemece de, bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınmış, verilen rapor doğrultusunda da hüküm verilmiştir. Ne var ki, alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, bilirkişiler; ıslahla artırılan miktar yönünden zamanaşımına uğrayan tarihi sadece 2004 yılı için (25 gün olarak) belirtmişler ve buna göre hesaplama yapmışlardır. Oysa, ıslah tarihi 10.02.2009 tarihi olup, 5 yıl öncesine gidildiğinde 10.02.2004 tarihi bulunur.Bu tarihten öncesi için (31.05.2000-10.02.2004 tarihleri arası için) fazlaya ilişkin talep yönünden zamanaşımı mevcuttur.
O halde, mahkemece öncelikle yapılacak iş; davacı tarafa, dava ve ıslah dilekçesinde davalıların her biri için talep ettiği toplam ecrimisil bedelinin, dönemler halinde miktarlarını açıklattırmak; bundan sonra, yukarıda belirtilen zamanaşımına uğrayan tarihler yönünden hesaplanacak ecrimisil ve faiz miktarını düşmek ve bakiyesine hükmetmek olmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/13016, K. 2010/21160, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama