KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/14198 E., 2010/17792 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde nişan hediyelerinin iadesiyle birlikte 4.000 TL maddi, 5000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; tarafların 10.11.2007 tarihinde nişanlandıkları, ancak davalının kusuru sonucunda nişanın bozulduğu ileri sürülerek nişan hediyelerinin iadesiyle birlikte 4.000 TL maddi, 5.000 TL de manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; nişan sırasında davalıya takı takıldığı ve davacı tarafından 2.500 TL para verildiğine dair delil bulunmadığı, nişanın bozulmasında davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek herhangi bir eylemin bulunmadığı ayrıca maddi bir zararının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; TMK.nun 122. maddesi ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre kullanılmakla eskiyen ya da tüketilen eşyaların mutad hediye kabul edilerek iadesine karar verilemez ise de; ... ve ziynet eşyaları mutad dışı hediye kabul edilerek iadesine karar vermek gerekmektedir.
Somut olayda, davalıya 9 çeyrek, 1 yarım ..., 2 bilezik ile 1 saat ve 1 yüzüğün takıldığı, ayrıca davalının babasından kalan aracın tamir parasının davacı tarafından ödendiği ileri sürülerek iadesi istenilmiş, davalı da nişan hediyelerini iade ettiğini, tamir parasını da ödediğini savunmuştur.
O halde; davalının savunmasında takıldığını kabul ettiği ziynet eşyaları ile tamir parasını iade ettiğini ispat külfeti davalı tarafa ait olup, mahkemece davalının bu husustaki delilleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tümden reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/14198, K. 2010/17792, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama