KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/15523 E., 2010/17890 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 2.186,57 TL alacağın tahsili amacıyla itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.166 Tl için itirazın iptali cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... komisyonculuğu yapan davacının davalıya ev gösterdiğini, davalının davacıyı devre dışı bırakarak mal sahibi ile anlaşıp evi kiraladığını, komisyon bedeli olarak taşınmazın yıllık kira bedelinin %18+KDV karşılığı 2.166 TL nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Davacı vekili cevabında, yer gösterme belgesini imzaladığını, ancak davacının yer göstermediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davalının davacıyı devre dışı bırakarak dava konusu mecuru kiralaması nedeniyle yıllık kira bedelinin %18+KDV karşılığı 2.166 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
BK. nun md. 404/3'e uyarınca "Gayrimenkul tellallığı sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerlik kazanmaz" Hükümde yer ... şekil ... geçerlilik şartıdır. Şekil, sözleşmenin geçerlilik şartı olarak öngörüldüğü takdirde yazılı sözleşmenin tellallık sözleşmesinin unsurlarını kapsaması gerekir. Taraflar arasında düzenlenen belge ise "... görme belgesi " başlığını taşımakta, sözleşme metninde ise yalnızca sözkonusu taşınmazın gösterildiğinden ve ceza koşulundan sözedilmektedir.
BK.nun 404/ilk hükmüne göre tellal ücret karşılığında bir aktin icrasına aracılık etmeyi üstlenir. Bu unsurları içermeyen "... gösterme belgesi" olarak düzenlenen yazılı belge tellallık sözleşmesi olarak geçerli sayılamaz. Bu itibarla taraflar arasındaki hukuki ilişkide tellallık sözleşmesi olarak nitelendirilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/15523, K. 2010/17890, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama