KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/10022 E., 2011/18179 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Asıl davada; 3.000 TL alacağın davalıdan tahsili, karşı davada ise 2.500 TL alacağın davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı(k.davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Asıl davada, 3.000 TL alacağın davalıdan(karşı davacıdan) tahsili, karşı davada ise, 2.500 TL alacağın davalıdan (asıl davacıdan) tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, kısa kararda asıl davanın kısmen kabulü ile 300 TL alacağın davalıdan tahsiline ve bakiye alacağın reddine karar verilmiş, karşı dava ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararda ise karşılık davanın reddine karar verilmiştir. hüküm, asıl davalı (karşı davacı) vekili tarafından hem asıl hemde karşı davaya yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 22/02/2011 tarihli ek kararı ile davalı tarafın temyiz dilekçesi hükmolunan miktarın temyiz sınırının altında olduğundan bahisle reddedilmiş olup, bu red kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 22/02/2011 tarihli temyiz talebinin miktar itibariyle reddine ilişkin ek kararı davalı vekiline tebligat kanunu 21.maddesine göre 23/03/2011 tarihinde yapılmış, davalı vekili bu ek kararı 02/04/2011 tarihinde temyiz etmiş olup 8 günlük temyiz süresi geçmiş ise de; söz konusu tebligat, tabligat kanunu 21 ve tebligat tüzüğü 28.maddesine aykırıdır zira tebligat parçasındaki beyan veren kişi ... ...'un bu maddelerde belirtilen kişilerden olup olmadığı (komşu vs.) yazılmamıştır. Sadece isim yazılmıştır. Bu nedenle geçersiz olduğundan temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu kabul edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davalı taraf hem asıl davayı hemde karşı davayı temyiz etmiş olduğundan asıl ve karşı dava miktarları itibariyle temyizi kabil olup, yerel mahkemenin redde ilişkin 22.02.2011 tarihli ek kararı yerinde değildir. Bu nedenle ek kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.
Yukarıda bahsedildiği gibi mahkemece, kısa kararda asıl davanın kısmen kabulü ile 300 TL alacağın davalıdan tahsiline ve bakiye alacağın reddine karar verilmiş, karşı dava ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararda ise karşılık davanın reddine karar verilmiştir. hüküm, asıl davalı (karşı davacı) vekili tarafından hem asıl hemde karşı davaya yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/10022, K. 2011/18179, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama