KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/17197 E., 2011/15502 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Asıl davada 5.800 TL alacağın, karşılık davada ise 5000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
HUMK. nun 388.maddesinin son fıkrası hükmüne göre hüküm sonucu kısmında, istek ve sonuçlardan her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Talep olmasına rağmen yasanın bu hükmüne aykırı olarak faize hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, karşılık dava kısmen kabul edilmesine rağmen yargılama giderleri konusunda karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan AAÜT. nin 8. maddesi gereğince davalı – karşı davacı lehine, asıl ve karşılık dava için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmolunmaması uygun bulunmamıştır.
Belirlenen bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının;
1- 2. bendinde yer alan “… 1.000 TL. nin …” ifadesinden sonra “karşılık dava tarihi olan 11.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” ifadesinin yazılması,
2- 6. bendinde yer alan “… bırakılmasına,” kelimesinden sonra “davalı – karşı davacı tarafından yapılan 59,40 TL yargılama giderinin davacı - karşı davalıdan tahsiline,” ifadesinin yazılması,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/17197, K. 2011/15502, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama