KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/18370 E., 2012/1634 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların, mahkemenin 2007/227 E. ve 2007/512 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını; kararla davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, açılan artırım davası sonucunda da nafakanın 480 TL'ye çıkartıldığını; ancak, bu karardan sonra tarafların ekonomik durumlarında önemli değişiklikler meydana geldiğini, müvekkilli davacının Mali Müşavirlik işini terk ettiğini, sadece aylık 750 TL emekli maaşının kaldığını;
davalının ise, eski eşinden dolayı bağlanan aylık nedeni ile 563,25 TL geliri bulunduğunu, dolayısıyla davalının aldığı nafakanın dayanağının kalmadığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davacının muhasebe bürosunu başkası üzerine göstererek nafakadan kurtulmaya çalıştığını; ihtiyaçlarının aldığı maaşla karşılanmadığını, mağdur durumda olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece. "Tarafların gelir durumu karşılaştırıldığında; davalının aldığı maaş ile aldığı nafaka miktarı toplamının, kira ve diğer giderleri de nazara alındığında onu, yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, TMK.nun 176.maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yasanın bu hükmü gözetildiğinde; nafaka miktarının değiştirilmesi yada kaldırılması isteklerinin, gelişip değişen şartlar ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesi icap eder.Somut olayda, nafaka alacaklısı olan davalı ...'nin ilk eşinden 606,00 TL aylık aldığı başkaca gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile yalnızca asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunmasının yoksulluğu ortadan kaldırmadığı, bu durumun ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınması gerektiği ilke olarak kabul edilmiştir.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; mahkemece, böyle bir istemin;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/18370, K. 2012/1634, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama