KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/20775 E., 2012/3042 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 10.000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalılar Mehmet yönünden reddine; diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davacıların düğün merasimi sırasında çekilen resim ve CD'nin düğün salonunda fotoğraf makinesinin çalınması nedeniyle kaybolduğu ve düğün hatıralarının yok olduğu yaşadıkları üzüntünün karşılığı 10 000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili istenilmiştir.Mahkemece, davanın fotoğraf stüdyosu sahibi ve çalışanı yönünden kısmen kabulüne;
düğün salonu sahibi yönünden ise olay ile illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların tüm ve davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Yanlar arasında yapılan sözleşme gereğince, davacıların 15.08.2009 tarihinde yapılacak düğün davetini resimlemek ve dijital çekimlerini yapma işini düğün salonu sahibi davalı ...'in yüklenmiş olduğu çekişmesizdir. Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; taraflar arasındaki akdi ilişki hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesidir.
Yüklenicinin ifasını yüklendiği edimini, yasa ve sözleşme hükümlerine; sözleşmeden beklenen amaca ve yükleniciye duyulan güvene uygun şekilde yerine getirmekle ödevli olması onun “özen borcu” gereğidir (BK.m.356). Somut olayda, fotoğraf makinesinin çalınması nedeniyle davacıların düğün resimlerinin temin edilemediği açıktır.
Bu durum yüklenici davalı (Mehmet'in) edimini ayıplı ve kusurlu olarak ifa ettiği ve dolayısıyla davacı iş sahibine olan özen borcuna aykırı davrandığı, toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu açıklıkla anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi hükmü gereğince kişilik hakları zarara uğratılan kimse, kusur varsa zararın tazminini ve bu kapsamda manevi zarar sebebiyle de manevi tazminatın ödetilmesini isteyebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi hükmü gereğince resimler ve kamera çekimleri kişinin, kişilik hakları kapsamında olup; hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse yine aynı yasanın 25. maddesi hükmü gereğince manevi tazminat istemi hakkına sahip bulunmaktadır.
Kural olarak sözleşmeye aykırılık, kişilik haklarına saldırı teşkil etmez ise de; kişinin ruhsal bütünlüğünü bozucu nitelikte ve ağırlıkta olan sözleşmeye aykırılık, hukuka aykırı haksız eylem oluşturduğundan manevi tazminat sorumluluğunu gerektirir.
Nitekim, davacıların görüntülerini belgeleyen ve ileride kendileri için büyük bir hatıra olan resimlerin ve çekimlerin kaybolması-çalınması davacılarda yaratacağı üzüntünün derecesi ortada olup; yaşam boyunca hatırlanıp üzülmesine neden olacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/20775, K. 2012/3042, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama