KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/2574 E., 2011/7130 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Asıl davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000 TL alacağın, karşılık davada ise 16.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşılık davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından asıl davaya hasren temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; dava dışı müteahhit ile arsa sahipleri olan davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme ile verilen yetkiye dayanan müteahhitten satın aldığı dairede var olan eksiklikleri tamamlayarak taşındığını, sonradan müteahhitle yapmış oldukları sözleşmeyi dava yolu ile fesheden davalıların tapu iptal ve tescil davası açarak, davacı adına olan tapu kaydını iptal ettirdiklerini beyan ederek; davacının müteahhide ödediği ve daireye oturmak amacıyla yaptığı zorunlu ve faydalı harcamaların karşılığı olarak şimdilik 50.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
4077 sayılı Kanunun 23.maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, uyuşmazlık sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmakta olup, davanın tarafları arasında da 4077 sayılı kanunun aradığı anlamda bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından dolayı ortada tüketici mahkemesinin görevine giren bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
O halde açılan bu davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği dikkate alınarak görev yönünden davanın reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında yargılama yapılıp karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/2574, K. 2011/7130, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama