KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/4213 E., 2011/3802 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/859 esas-2008/216 karar sayılı ilamı ile boşanmaya karar verilmesine rağmen yoksulluk nafakasına karar verilmediği ileri sürülerek aylık 500,00 TL yoksulluk nafakası istenilmiştir.
Mahkemece, boşanma davasında tedbir ve yoksulluk nafakası talep edildiği; tedbir nafakası yönünden davanın kısmen kabulüne “fazlaya dair istemlerin ise reddine” kararı verilmekle dolaylı olarak yoksulluk nafakasının reddine karar verildiği ve bu hükmün kesinleştiği gerekçesi ile davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. 388 ve 389 maddelerinde mahkeme kararının taşıması gereken hususlar gösterilmiş olup, verilen kararla taraflara bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde açık yazılmalı aynı açıklık red edilen taleplerin neler olduğuda açıkca belirtilmelidir.
Somut olayda, mahkeme gerekçesine esas alınan Düzce Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/859-216 sayılı ilamında kararın gerekçesinden de anlaşıldığı üzere yoksulluk nafakası istemi konusunda ne bir yargı ne de sonucunda olumlu -olumsuz bir karar verilmemiştir. Hükmün gerekçesinde yoksulluk nafakasının red nedenleri açıklanmadan sair taleplerin reddine ilişkin hükmün yoksulluk talebinin reddedildiği biçimde anlaşılması mümkün değildir. Dolayısı ile tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir kesin hükmün varlığından söz edilemez (HUMK 237). Anılan yasa maddelerine uygun düşmeyecek şekilde verilen mahkeme kararının “kesin hüküm” olarak kabulü ile yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/4213, K. 2011/3802, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama