KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/9197 E., 2011/15442 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, kadimden beri sulama suyu olarak kullandığı ormandan çıkan suya davalı Köy Muhtarlığı tarafından başka yere götürülmek suretiyle müdahale edildiği ileri sürülerek suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir,
Davalı, dava konusu suyun genel su olduğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu suyun köy halkına ait hayvanların içme suyu ihtiyacı bulunduğu gerekçesi ile üstün hakkı bulunmayan davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, genel sulardan herkes, kadim ya da öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Somut olayda, yapılan keşif sonucu suyun genel su olduğu anlaşılmaktadır. Davalının bu suyu başka yere götürdüğü de sabittir. Dava dosyasında dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taraflar arasında bu suyun kullanımına ilişkin uyuşmazlığın bulunduğu açık olmasına rağmen mahkemece, keşifte jeolog bilirkişi dahi bulundurulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, mahallinde suların en az olduğu dönemde üç kişilik (fen, jeoloji, tarım) bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak tarafların suya olan ihtiyaç ve suyun yeterlilik durumları, suyun kadim yeri ve kullanım şekli usulünce saptanmalı, bunun için tarafların ihtiyaçlarına yetecek başka suları olup olmadığı da araştırmalı, sonucuna göre içme suyunun öncelikli olduğu da gözetilerek artan suyun bulunması halinde davacının kullanım hakkı olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı yetersiz rapora dayanarak hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/9197, K. 2011/15442, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama